PLC'lerin Genel Olarak Uygulama Alanları

Sıra denetimi: PLC’leri en büyük ve en çok kullanılan ve ‘’sıralılık” özelliğiyle röleli sistemlere en yakın olan uygulamasıdır. Uygulama açısından, bağımsız makinelerde ya da makine hatlarında, konveyör ve paketleme makinelerinde ve hatta modern asansör denetim sistemlerinde bile kullanılmaktadır.
Hareket Denetimi: Doğrusal ve döner hareket denetim sistemlerinin PLC’de tümleştirilmesidir. Örneğin; metal kesme, montaj makineleri; metal şekillendirmede denetim sağlanabilir. Yine kauçuk ve kumaş tekstil sistemleri de örnek verilebilir.Süreç denetimi: Bu uygulama Plc’nin sıcaklık, basınç, hız ve debi gibi birkaç fiziksel parametreyi denetleme yeteneği ile ilgilidir. Örnek olarak; plastik enjeksiyon kalıp makineleri, ekstrüzyon makineleri, ısı uygulama ocağı verilebilir.Veri yönetimi: Yeni PLC’lerin genişletilmiş bellek kapasiteleriyle sistem, denetlediği makineyi veya süreçhakkında veri toplayan bir veri yoğunlaştırıcı olarak kullanılabilir. Sonra bu veri, denetleyicinin belleğindeki referans veri ile karşılaştırılır ya da inceleme ve rapor alımı için başka bir aygıta aktarılabilir. Bu uygulamada büyük malzeme işleme sistemlerinde, insansız esnek üretim hücrelerinde ve kağıt, birincil metaller ve yiyecek işleme gibi birçok proses sanayiinde sıkça kullanılır.İletişim: İletişim, en çok bir fabrikada ana bilgisayarın süreç verileri toplama amacıyla ve belirli bir üretim sırasıiçin denetleyicileri ayarlamada kullanılabilir.İç yapı; X:giriş röleleri,Y:çıkış röleleri,T:zaman rölesi,C:sayıcılar,M:yardımcı röle

Programlanabilir Mantık Kontrol Sistemleri

1.1 GİRİŞ:

Endüstriyel uygulamalarin her dalinda yapilan genel amaçli kumanda ve otomasyon çalismalarinin bir sonucu olan PLC teknigi, kullanicilara A’dan Z’ye her türlü çözümü getiren komple bir, teknoloji alt grubudur.
Endüstriyel kontrolün gelisimi PLC’lerin gerçek yerini belirlemistir. Ilk önce analog kontrolle baslayan, elektronik kontrol sistemleri zamanla yetersiz kalinca, çözüm analog bilgisayar adini verebilecegiz sistemlerden, dijital kökenli sistemlere geçmistir. Dijital sistemlerin zamanla daha hizlanmasi ve birçok fonksiyonu, çok küçük bir hacimle dahi yapilabilmeleri onlari daha da aktif kilmistir. Fakat esas gelisim, programlanabilir dijital sistemlerin ortaya çikmasi ve mikroislemcili kontrolün aktif kullanima geçirilmesinin bir sonucudur. Mikroislemcili kontrolün, mikroislemci tabanli komple sistemlere yerini birakmak zorunda kalmasi, Z80 ile aylarca süren tasarlama süresinin yaninda, baski devre yaptirmak zorunda kalinmasi ve en küçük degisikligin bile agir bir yük olmasinin sonucudur. Iste bu noktada PLC’ler hayatimiza girmeye baslamistir.
Programlanabilir lojik kontrolörlerin çikisi 60′li yillarin sonu ile 70′li yillarin baslarina dayanir. Ilk kumanda kontrolörleri baglanti programlamali cihazlardi. Bu cihazlarin fonksiyonlari, lojik modüllerin birbirine baglanti yapilarak birlestirilmesi ile gerçeklestiriliyordu. Bu cihazlarla çalismak hem zordu, hem de kullanim ve programlama olanaklari sinirliydi. Bugünkü PLC’ler ile karsilastirildiginda son derece basit cihazlardi. PLC’lerin ortaya çikarilma amaci, röleli kumanda sistemlerinin gerçeklestirdigi fonksiyonlarin mikroislemcili kontrol sistemleri ile yerine getirilebilmesidir. Lojik temelli röle sistemlerine alternatif olarak dizayn edildiklerinden PROGRAMLANABILIR LOJIK KONTROLÖR (Programmable Logic Controller) adi verilmistir.
İlerleyen zaman içinde çesitli firmalar muhtelif kapasitelerde PLC’ler üretmislerdir.Bu firmalar arasinda Mitsubishi, Toshiba gibi firmalar küçük tipte, kapasite bakimindan alt ve orta sinif PLC’ler üretmislerdir. Siemens, Omron, Allen-Bradley, General Electric, Westinghouse gibi firmalar da PLC sistemlerini daha genis bir tabana yayarak alt, orta ve üst siniflarda PLC’ler üretmislerdir. Geri kalanını oku »