Archive for the ‘Teknik Bilgiler’ Category

İş Güvenliği – Elektriğin Güvenli Kullanımı

Elektrik en önemli enerji kaynaklarımızdan biridir. Karanlıkları aydınlatmada, ev ve iş yerlerimizi ısıtma ve serinletmede, birçok çeşit makinayı çalıştırabilmek için motorların döndürülmesi gibi yüzlerce şeyi yapmada ona bağımlıyız.
Elektrik yaptığı bütün iyi şeylere karşın tehlikelide olabilmekte, hatta insanların ölümüne neden olabilmektedir.
A.B.D.’ de yapılan araştırmalar kusurlu elektrik telli veya teçhizatının, her yıl yarım milyondan fazla elektriksel nedenli yangın başlangıcına, buna bağlı milyonlarca dolarlık mal-mülk hasarına ve çok sayıda insanın ölümüne neden olduğunu göstermektedir. Yine bu ülkede her yıl yaklaşık 1100 kişi elektrik şoklarından ölmektedir.
SSK 1999 İstatistik Yıllığına baktığımızda; 1999 yılı içinde Toplam 77 955 iş kazası olmuş, bunlardan 3 407’ si sürekli iş göremezlikle, 1333’ ü de ölümle sonuçlanmıştır. Bu iş kazaları 85 faaliyet grubunda incelenmiş, ““Elektrik, Havagazı, Buharlı Isıtma” faaliyet grubunda 618 iş kazası olmuş, bunlardan 16’ sı ölümle sonuçlanırken 27’ si de sürekli iş görmezlikle sonuçlanmıştır. Geri kalan 84 faaliyet grubunda da belki de yüzlerce elektriksel nedenli kaza vardır.
Bazı insanlar 110 volt’ luk elektriğin şok tehlikesi / riski yaratmayacağını sanmaktadır. Bu inanış doğru değildir. 42 Volt’ tan yukarısı daima risklidir.
Elektrik akımı (bir tel veya diğer bazı iletkenler aracılığıyla) en az dirençli yolu tercih ederek bir yerden başka bir yere taşınır / geçer. Eğer vücudunuz bu yolu sağlarsa, bir elektrik şokuna maruz kalabilirsiniz.
Bazı şeylerin ters gitmesi durumunda – örneğin izolasyon yıpranıp bozulduğunda- yüksek gerilimli akım taşıyan tele veya metale dokunduğunuzda ( eğer toprakla veya topraklanmış bir şeyle temastaysanız) elektrik devresinin bir parçası durumuna gelebilirsiniz. Diğer bir deyişle, akım toprağa gitmek için en kolay yolu arar, sizden geçerek de bunu bulur.
Bir kusurlu elektrik teli / kablosu veya teçhizatı kullanırken, belki ilk defa küçük bir karıncalanma – sarsıntı hissedebilirsiniz. Fakat bu gelecek sefere sizi (yere) çarpabilir, hatta öldürebilir de. Niçin ?
Vücudunuzun farklı bölgelerinden ne kadar elektrik geçebileceğine karar verebilmek için o andaki koşullara bakmak gerekir. Çünkü elleriniz (belki) terli, çorabınız ve ayakkabınız (beli) nemli a da nemli bir zemin üzerinde duruyor olabilirsiniz. Nemlilik vücudunuzdan daha fazla elektriğin geçmesine yol açar.
Diğer önemli bir faktör de akımın vücudunuzdan geçtiği yoldur. Eğer akım aynı elin bir parmağından girer diğer parmağından çıkarsa, en kötü olasılıkla parmağınız elektrik yanığına uğramıştır. Fakat, eğer bir elinizden girer diğer elinizden çıkarsa veya bir elden girer bir ayaktan çıkarsa, akım göğüsten geçecek ve çok ciddi sonuçlar yaratabilecektir.
Akımın küçük bir miktarı göğsünüzden geçerse, bu kalbinizi fibrilasyona (kalbin hızlı veya zayıf çarpması) sokabilir. Bu durum kalbin ritmik temposunu bozar ve yaşamı devam ettiren pompa fonksiyonunu engeller.
Bu nedenle önceden alınabilecek birçok önlem vardır. Şoku önlemek için şu önlemleri izlemelisiniz;
Birincisi, herhangi bir elektrikli teçhizatı onarmaya kalkışmayın. Elektrik işini bu konuda eğitilmiş ve deneyim kazanmış elektrikçiye bırakın.
İkincisi, elektrikli teçhizatı kullanmaya başlamadan önce ellerinizin ve ayaklarınızın kuru olduğundan emin olun. Eğer nemli veya ıslak bir zeminde çalışma zorunluluğu doğarsa, bir topraklama hatası akım kesici kullanın. Eğer bu olanaksızsa, giydiğiniz ayakkabının yalıtkan olduğundan emin olmalısınız veya kuru tahtalar ya da bir paspas üzerinde durmalısınız.
Üçüncüsü, çeşitli cihazların veya lambaların enerji kablolarının fişini prize takmadan önce bu teçhizat veya lambayı kapatın, izolasyonunda hasar olup olmadığını, kablonun dolaşarak düğümlenip düğümlenmediğini gözden geçirin. Kabloların duya / prize veya el aletlerine giriş yerlerinde yıpranma olup olmadığını kontrol ederek güvenli bir şekilde bağlandığından emin olun.
Dördüncüsü, kullanırken kordonun (kablonun) korunmuş olduğundan emin olun. Kabloyu karşıdan karşıya ana yollardan geçirmekten kaçının. Olabildiğince baş seviyesinden daha yukarıdan geçirin.
Beşincisi, eğer kullanırken elektrikli teçhizatın herhangi bir parçasında bir hata doğarsa, akımı kapatın ve hemen arızaya bildirin.

ELEKTRİK YANIKLARI
Elektrik yanıkları yüksek veya düşük voltajlı elektrikle temas sonucu olabilir. Normal ev akımı yeterice ciddi yanığa neden olabilecek güçtedir. Yüksek voltajlı olan yanıklar ise elektrik üreten veya yüksek voltajda elektrik kullanan fabrikalarda çalışanlarda veya bir yüksek gerilim hattıyla direk temas sonucu olabilir.
Elektrik yanıkları ile ilgili özellikle iki tehlike vardır. Bir, genellikle doku hasarının miktarı, ciltteki yaranın görüntüsüne bağlı olarak, umulandan çok daha fazladır. Ciltteki yanık yaralarının küçük olmasına rağmen daha derin dokularda şiddetli hasar olabilir. İki, yanıkla birlikte, “kazalının” durumunu daha komplike hale getirebilecek kalp durması olabilir. Elektrik enerjisi şiddetli doku hasarı yapabilir. Bir yanığa neden olabilmek için elektrik bir noktadan vücuda girip başka bir noktadan çıkmalıdır. Elektriğin vücuda girdiği ve çıktığı noktada her zaman birer yara (yanık) vardır. Giriş yarası oldukça küçük olabilir, ama çıkış yarası geniş ve derin olabilir. Yüksek voltajlı elektrik enerjisi kasları ve cildi ampütasyon gerektirecek ölçüde harap edebilir.
Elektrik şoku yaralanmaları
Yüksek voltajlı bir elektrik akımından gelip vücuttan geçen enerji kalbin normal elektriksel ritmini bozup kalp durmasına yol açabilir. Ayrıca, elektrik şoku kırık ve çıkıkla sonuçlanabilecek kadar güçlü kas kontraksiyonlarına neden olabilir. Bundan başka elektrik şoku “kazalının” yere düşmesine ve başka yaralanmalarına neden olabilir.
Elektrik yaralanmalarının tedavisi, gerektiğinde “CPR” yapılması, tüm yanık yaralarının kuru, steril pansumanla örtülmesi ve olası kırıkların tespitidir. Tüm elektrik yanıkları, hastanede daha ileri tedavi gerektiren, ciddi yaralanmalardır.
İşletme yetkilileri tarafından kesilmediği sürece herhangi kopmuş gerilim hattında elektrik olduğu varsayılmalıdır. Gerilim hatları 115 – 50 000 voltluk olabilirler. Telefon kablolarının voltajı çok düşüktür, ama yine de şok için yeterlidir.
Eğer elektrik kablosu bir arabanın üzerine düşmüşse ve arabada bir insan varsa, arabanın içinde kaldıkları sürece güvenliktedirler. Arabanın lastikleri yalıtkan görevini görecektir. Elektriğin akması için, elektrik kaynağından toprağa bir devrenin tamamlanması gerekir. Bu elektrik devresinin tamamlanmasını engelleyen maddeye yalıtkan denir. Örneğin lastik bir yalıtkandır. Akımın kendinden akmasına izin veren maddeye ise iletken denir. Su ve çoğu metal iletkendir. Elektrik yanıkları, vücut veya onun bir bölümü elektrik kaynağı ile toprak arasındaki devreyi tamamlayınca olur.
Evdeki elektrik yanıklarının çoğu yanlış bağlanmış elektrik aletlerinden veya bunların dikkatsiz kullanılmasından olur. Küçük çocuklar elektrik kablosunu ağızlarına koyarak elektrik yangınına neden olurlar. Ev dışındaki elektrik yanıklarının çoğu kopmuş bir gerilim hattıyla kazayla temas sonucu veya kazı çalışması sırasında bir inşaat işçisinin kazayla hatta teması sonucu olur.
“Kazalıyı kurtarmaya çalışan”, elektrik teli veya elektrikli bir aletle hala temasta olan birine yaklaşmadan önce elektrik kesilmelidir. Eğer üzerine elektrik kablosu düşmüş bir arabada insanlar varsa, “yetkili personel ya da kurum” tarafından elektrik kesilene kadar arabada kalmaları söylenmelidir. Çok nadir durumlarda bu duruma bir de yangın tehlikesi eklenir. Eğer yaşamları yangın nedeniyle tehlikede ise, yolculara araba ve yere aynı anda dokunmamaya dikkat ederek arabadan atlamaları söylenmelidir.
Kabloyu kazalıdan veya kazlıyı kablodan bir kuru, boyanmamış ağaç sırık veya tahta ile veya ilmiklenmiş kuru bir iple veya diğer elektriği iletmeyen maddelerle uzaklaştırın. Ellerinizin kuru olduğundan ve kuru bir zemin üzerinde bulunduğunuzdan emin olun. Tıbbi yardım çağırın, kazalı nefes alamıyorsa suni teneffüse başlayın. Suni teneffüse kazalı normal nefes almaya başlayıncaya kadar veya kazalının öldüğü bir doktor tarafından söyleninceye kadar devam edin. Kazlı soluk alıp vermeye başladıktan sonra, düz bir yere sırt üstü yatırın, ayağının altına bir şeyler koyarak ayaklarının başından daha yukarıda olmasına dikkat edin. Sıkı elbiseleri gevşetin. Vücut ısısını / sıcaklığını korumak için üzerini örtün.
Sonuç olarak, elektrik kazaları ve yangınları önlenebilir. Elektriğin oluşturabileceği tehlikeleri öğrenin ve riskleri kontrol altında tutabilmek için gerekli olan güvenlik önlemlerini izleyin.

ELEKTRİKLİ EL ALETLERİYLE ÇALIŞMALARDA BAZI GÜVENLİK KURALLARI
• Kordonu yıpranmış el aletlerini veya zedelenmiş uzatma kordonlarını kullanmayın.
• Bir el aletini çalıştırmaya başlamadan önce ayar anahtarları gibi teçhizatı üzerinde bırakmayın.
• El aletleri ile çalışanlara şaka yapmayın ve dokunmayın.
• El aletlerini kullanmadan önce kontrol edin. İş yapmak işin gittiğiniz yerde onarmaya kalkışmayın.
• El aletlerini zorlamayın. Dar, çeşitli kabloların , boruların vb. gibi çeşitli engellerin olduğu yerlerde daha dikkatli olun. • Elektrikli el aletlerini nemli, ıslak durumda olan yerlerde kullanmayın. Yanıcı maddelerin bulunduğu yerlerde elektrikli el aletleri ile çalışırken daha dikkatli ve uyanık olun.
• El aletini, fişi prizde sokulu iken asla ayarlamaya çalışmayın. Ucunu veya ağzını değiştirmeye kalkışmayın.

 

USB Nedir? USB (universial serial bus-evrensel seri veri yolu)

USB Nedir?
Universal Serial Bus (USB), bilgisayarınıza çeşitliaygıtları takmanıza olanak tanıyan bir çevre birimi veri yolu standardıdır. Çoğu Macintosh bilgisayar, çevre birimi aygıtları
bağlamak için SCSI (Small Computer Standard Interface), ADB (Apple Desktop Bus) ve seri bağlayıcılar kullanır. USB, bu standartların yerini alacaktır. 
USB standartını başlangıçta, Compaq, Digital Equipment, IBM, Intel, Microsoft, NEC ve Northern Telecom geliştirmiştir. Başlangıçtaki yedi şirketin 1995 yılında oluşturduğu USB Uygulayıcıları Forumu’nun (USBIF; www.usb.org) artık, ortak misyonu USB çevrebirimlerinin gelişimini sağlamak ve tüketici tarafından benimsenmesini artırmak olan 500’den fazla üyesi bulunuyor.
  1997’nin başından beri çoğu bilgisayarların arkasında birçok kullanıcının ne işe yaradığını bile bilmediği bir ya da iki dikdörtgen şeklinde bağlantı mevcut. Buna şaşmamak gerek, zira uzun süre özellikle Türkiye bilgisayar pazarında bu bağlantı noktalarına bağlayabileceğiniz hiçbir şey bulamıyordunuz. 
Bu bağlantı noktalarının ardında 1995 yılından beri bilgisayar dünyasının devleri tarafından geliştirilen yeni bir ara birim gizli: Universal Serial Bus, kısaca USB, Türkçe ifadesiyle “evrensel seri yol”. Bu arabirim yazıcı, fare, klavye, modem, scanner,joystick, dijital kamera gibi çoğu çevrebirim aygıtı için ortak bir arabirim sunuyor, paralel ve seri arabirimlerin neden olduğu kablo salatasının da önüne geçiyor. USB arabiriminin saniyede 1 Mbyte’lık hızı çoğu çevrebirim aygıtı için yeterli.
USB’nin temel amacı, standart bağlayıcıları kullanarak ve eklenti kartlarından kurtularak, geliştiriciler ve tüketiciler için maliyetleri düşürmek. Bunun nedeni, veriler gibi gücün de (güç dediğimiz şey, elektrik aslında) USB kabloları aracılığıyla dağıtılmasının yanı sıra, bazı düşük güçlü aygıtların ayrıca kullanılan adaptörlerden kurtulması. Şu anda 1.1 revizyonu bulunan USB özelikleri, saniyede 12 megabitlik (klavye gibi düşük hızlı aygıtlar için 1.5 Mbps) bir toplam veri hızına sahip. İki yönlü bir veri kanalı gerektiriyor. USB uyumlu göbekleri (hub’ları) kullanarak da, bir PC’ye 127 aygıtın takılmasını sağlıyor. USB, masaüstünde, kablo bağlantısını 5 metreden az tutarak, orta dereceli bir veri aktarımını amaçlıyor.
 USB: BOOT ETMEDEN PC’YE AYGIT TAKMAK
USB çevrebirim aygıtlarını bilgisayarınıza, sistemi yeniden başlatmaya veya yapılandırmaya gerek kalmadan bağlayabilirsiniz. Windows 98 USB aygıtlarını takıldıkları anda otomatik olarak konfigüre ediyor.
Bu aygıtlar aynı zamanda birbirlerine zincirleme şeklinde de bağlanabiliyor. PC’nizde ikiden fazla USB aygıtını çalıştırmak isterseniz bir USB dağıtıcısına, yani USB Hub’a ihtiyacınız var. Bu sistem sonraki sayfadaki resimde olduğu gibi çalışır.
 
Çoğu klavye ve monitör üreticisi ürünlerini bu tip USB Hub’ları ile donatıyorlar. Bu sayede bilgisayarınız çalışırken USB aygıtlarını istediğiniz gibi bağlayabilirsiniz. Windows otomatik olarak hangi USB aygıtının söz konusu olduğunu algılıyor ve bu aygıta uygun sürücüleri kuruyor.
Ayrıca High Power ve Low Power USB aygıtları da mevcut, yani az ya da çok elektriğe ihtiyaç duyan çevrebirimler. Kamera, modem ve Network adaptörü gibi yüksek enerjiye ihtiyaç duyan USB çevrebirimlerini, sadece gerekli enerjiyi sağlayabilecek Hub’lara bağlayabilirsiniz, aksi halde Windows 98 söz konusu USB aygıtını tanıyamaz.
Gerçi Microsoft, Windows 95 için Web sayfasında kısa bir süreliğine USB güncellemesi (USB Supplement to OSR2) sundu, ancak bu destek son zamanlarda kaldırıldı. Yani bilgisayarına USB aygıtı bağlamak isteyenler için tek yol Windows 98.
 USB’NİN GENEL AVANTAJLARI :
Bilgisayarlarda standart olarak mevcut olan paralel ve seri portların kısıtlamaları USB ile ortadan kalkıyor. Teorik olarak USB portuna 127 aygıt aynı anda bağlanıp kullanılabiliyor. Bu veriyoluna bağlanan aygıtların IRQ, DMA, I/O, Jumper veya Switch gibi ayarlarıyla uğraşmanız gerekmiyor.
Tüm aygıtlar için ortaklaşa kullanılabilir transfer hızı USB’de teorik olarak saniyede maksimum 12 Mbyte. Ancak işin içine yönetim zahmetleri de girince pratikte bunun yüzde 80’i, yani yaklaşık 10 Mbit/s’i kullanılabiliyor. İki aygıt arasındaki maksimum kablo uzunluğu 5 metre.
Maksimum ağlanma düzeyi 7 olduğu için, teorik olarak bilgisayar ve USB ağına bağlı son aygıt arasındaki mesafe 30 metreye kadar çıkabiliyor. Bağlantı için gerekli kablolar oldukça ucuzdur, zira seri yol için sadece dört damarlı kablolar kullanılır. 50 veya 68 pinlik SCSI kabloları bilenler, USB ile nasıl tasarruf edilebileceğini iyi bilir.
USB’nin Getirdiği Avantajları özetlersek : 
1.       Tek bir PC’ye 127 adede kadar cihaz bağlayabilme
2.       Hiçbir sürücüye, IRQ ayarlarına, DMA kanallarına ve I/O adreslerine, genişleme yuvalarına gerek duymadan kolay kurulum
3.       Çevresel cihazlar için PC’yi kapatıp açmadan Tak ve Çalıştır fonksiyonelliği
4.       Bütün cihazlar için tek tip konnektör
5.       PC’yi kapatmadan cihaz ekleme ve kaldırma özelliği
 USB Nasıl Çalışır?
Çoğu USB aygıtın “sabit” ya da bağlı USB kablosu vardır. Bilgisayarınıza bir USB aygıt bağlamak için, aygıtın USB kablosunu bilgisayarınızdaki USB kapısına takarsınız. Ne kadar sıklıkta olursa olsun istediğiniz zaman bilgisayarı kapatmak, yeniden başlatmak ya da uyutmak zorunda
kalmadan USB aygıtı bağlayabilir ya da bağlantısını kesebilirsiniz.

USB’nin getirdikleri :
Özellikle Windows 95’ten önceki günlerde, PC’nize bir aygıt eklemek istediğiniz zaman, karşınıza çıkacak birkaç engel hemen hemen belliydi. Öncelikle bilgisayarınızda doğru kapı (port) türünün mevcut olup olmadığını saptamanız gerekiyordu. Eğer doğru kapı türü varsa ve bir eklenti kartı kurmanız gerekmese de, hafıza adreslerini, IRQ’ları (kesme istekleri) ve DMA (Doğrudan Bellek Erişimi) kanallarını kontrol etmek ve sık sık bunlarla oynamak zorunda kalırdınız. Sonuçta da insanın kafasını allak bulak eden kavramlarla ve çoğu zaman düş kırıklığıyla baş başa kalırdık.
Windows sürümleri ve USB
Windows 95′le birlikte gelen Tak Çalıştır (Plug&Play) ve PCI (Çevresel Bileşen Ara Birimi) veriyolu desteği, aygıtların kuruluşunu epey kolaylaştırmış, rahatlatmış gibidir; ama zorluklar, uyumsuzluklar ve aygıt çakışmaları ortadan kaybolmamıştır. Windows 98 yüklü bir sisteme ISA kart tabanlı çevrebirimleri eklemek, hala kullanıcının sistem kaynak paylaşımını kontrol etmesini ve ya kaynak atamalarını ayarlamasını ya da yeni bir tane eklemek için mevcut bir çevrebirimini sistemden kaldırmasını gerektiriyor.
Windows 95 OSR 2.1, USB çevrebirimleri için sınırlı destek getiriyor; ama Windows 98, bu anlamda çok daha başarılı. Windows 98’in avantajı, büyük ölçüde, hata düzeltmeye ve test sonuçlarına göre yapılan gelişmelere bağlı: USB Win32 Sürücü Modeli (WDM) ve USB sürücü arabirimi; WDM’nin –Sürüm 9.0 olarak adlandırıldığı– Windows 95 OSR 2.1’de olduğundan daha daha uzun bir süre ve daha geniş bir aygıt yelpazesiyle test edildi.
Ayrıca Windows 98’de, Windows 95 OSR 2.1’de bulunmayan üç sürücü sınıfı var: dijital video ve dijital ses için WDM Streaming sınıfı sürücüler; insan arabirim aygıtları için WDM HID sınıfı sürücüler; ve –bir düğmeyle ya da bir USB tarayıcısındaki denetimle– tarama ve uygulama başlatmayı seçilir kılmak için kullanılan STI USB ara birim sürücüleri. Birden çok aygıt USB aygıtları, tek başlarına bağlandıklarında, beklendiği üzere (birkaç önemli sürpriz dışında) sorunsuz çalışırken; birden çok USB cihazını tek bir PC’ye bağlamak için eskiden yapılan girişimler, USB çevrebirimlerinin bir araya geldiğinde iyi “çalışmayacağı” düşüncesini ortaya çıkardı. Yine de, yapılan testlerde, Windows 98 sistemleri çeşitli USB aygıtlarını eş zamanlı olarak çalıştırabiliyor (ama yeni aygıtların ilk kuruluşu sırasında, daha önce kurulmuş cihazlar bazen geçici olarak kaybolabiliyor da).
Ayrıca 1998’deki sonbahar Comdex fuarı sırasında, sponsorluğunu USB Gerçekleştirenler Forumu’nun yaptığı canlı bir gösteride, toplam 111 aygıt aynı anda bir PC’ye bağlandı ve çalıştırıldı. Birçok çevrebirimi bağlama ihtiyacı duyan ya da hatta bağlamaya çalışan gerçek kullanıcıların bulunması olasılığı uzak olsa da, önemli olan bu işlemin mümkün olması. Ortalama bir kullanıcının bağlayacağı 6-8 USB aygıtı gayet iyi sonuç verir. 
Bağlantının esasları :
Bilgisayarınız USB’ye hazırsa, PC’ye bir çevrebirim aygıtı bağlamak genellikle oldukça kolay. İlk adım, PC’nizde USB kapılarının olduğundan, USB veriyolunun kurulmuş olduğundan ve kapıların yollara bağlı olduğundan emin olmanızdır. USB’nin hazır olup olmadığını kontrol etmenin en kolay yolu,
Start | Settings | Control Panel | System | Device Manager’ı (Başlat | Ayarlar | Denetim Masası | Sistem | Aygıt Yöneticisi) açmak; ve USB’yi (Evrensel seri yol denetleyici), listelenen bir aygıt olarak aramak. 
İlk aşama: USB’yi tanıtın
Eğer aygıt listelenmiş durumdaysa, daha fazla ayrıntı için üstüne tıklayın. Bu öğelerden herhangi biri kayıpsa, aygıtları nasıl seçilir kılacağınızı bulmak için PC’nizin kullanım kılavuzuna ya da BIOS’unuza başvurmanız gerekiyor.
Windows 98 otomatik olarak USB desteğini yüklüyor; ama eğer Windows 95 OSR 2.1’le çalışıyorsanız ve “Evrensel seri yol denetleyici” Aygıt Yöneticisi ekranınızda listelenmemişse, USB desteğini işletim sisteminin CD-ROM’undan yükleyin. Windows 95 CD’sini yerleştirdikten sonra, sadece Other/Usb alt dizininde bulunan Usbsupp.exe dosyasının üstüne tıklayın.
Kurulan USB desteğiyle birlikte, PC’nin arkasında, yanında ya da önündeki iki USB kapısından birine aygıtı kablo aracalığıyla bağlamalısınız. Aygıtı PC’ye bağladıktan sonra işletim sistemini çalıştırmalısınız. Windows, USB yolundaki yeni aygıtı saptadıktan sonra, –hem Windows 95′te hem de Windows 98′de– tipik olarak birkaç saniye süreyle “Bilinmeyen Donanım Saptandı” mesajını gösteriyor. İşlem sürerken bu mesaj otomatik olarak kayboluyor. Bu mesaj, acemileri endişelendirebilir. Ayrıca, gelişmiş USB desteğine karşın, Windows 98’in USB için tam olarak kullanışlı olmadığının ilk göstergesidir.
İkinci aşama: Windows’a dikkat!
Kuruluş işleminin bir sonraki aşaması aygıta göre değişiyor; ama önce kendi yazılımlarının yüklenmesini gerektirmeyen çevrebirimler için, işletim sistemi genellikle aygıtın kimliğini ya da türünü tanıyor ve Windows CD-ROM’unu istiyor.
İşletim sistemi CD’si, kuruluş işlemi süresince büyük olasılıkla birkaç kez istenecektir. Kuruluş rutini, gerekli sürücülerin halihazırda yüklenmiş olup olmadığına bakmaksızın, bunları tekrar yüklemek konusunda ısrar ediyor; ve siz ilk keresinde doğru alt dizini işaretledikten sonra bile, Cabinet dosyalarının (.cab uzantılı, sıkıştırılmış Windows kurulum dosyaları) nerede olduğunu hatırlamamak konusunda inat ediyor.
 Eğer bir USB çevrebirimini çıkarıp ardından bunu aynı bilgisayarda farklı bir USB kapısına (port) takılmamalı. Aygıt tam anlamıyla kurulmuş ve ilk kapıya takıldığında mükemmel bir şekilde çalışıyor olsa bile, kapıları değiştirmek, sürücüleri tekrar kurmanız gerektiği anlamına geliyor. 
BIOS ayarlarında yapılacak değişiklikler :

Bu BIOS üreticisine göre değişir, ama “Peripheral Configuration” veya “Advanced Setup” veya “PCI Control”  menülerindeki “USB interface” seçeneğini “enabled” haline getirin. 
Sürücüler
Epson Stylus Color 740 mürekkep püskürtmeli yazıcı ve HP ScanJet 4100c tarayıcı dahil bazı USB çevrebirimleri, ilk aygıt bağlantısını yapmadan önce, aygıtla birlikte verilen yazılımı çalıştırmanızı gerektiriyor. Genellikle üreticinin talimatlarını izlerseniz herhangi bir sorunla karşılaşma riskinizi düşürmüş olursunuz. Eğer PC’nize yalnızca bir ya da iki USB çevrebirimi ekliyorsanız, bunu doğrudan yapabiliyorsunuz; her aygıtı bir kez kurduktan sonra, hiçbir sorun ya da sürprizle karşılaşmaksızın aygıtı istediğiniz gibi takıp çıkarabiliyorsunuz
Doğru Kablolar (16.4.1999)
USB aygıtlarını bağlamayı başarmanın püf noktası doğru kabloları seçmek. Çoğu aygıt, doğrudan doğruya, PC’nin USB kapılarına bağlanmasını sağlayan kablolarla birlikte geliyor. Yazıcı, tarayıcı, sürücü ve hoparlör gibi bazı daha hızlı aygıtlar sökülebilir kablolar kullanıyorlar. Sökülebilir bir kablonun aygıta uygun kare uçlu bir fişi ve daha tanıdık düz USB bağlantı ucu var. Diğer çevrebirim bağlantı türleriyle olduğu gibi en iyi bağlantı, iş için yeterli ölçü teli ve kaplamayla birlikte en kısa kabloyu kullanan bağlantı. USB’nin çıkış noktalarından biri fiyatları düşük tutma ihtiyacı olduğundan; uzunluk başına minimum kablo ölçüsüyle ilgili kesin tanımlar var. Belirtilenden daha uzun bir kablo kullanmak, performansta güvenilmezliğe ya da bağlantı arızalarıyla sonuçlanan kabul edilemez bir voltaj düşüklüğüne neden olabiliyor. USBIF, potansiyel voltaj düşüklükleri nedeniyle, klavye ve monitör gibi aygıtlarda uzatma kablolarının kullanılmasını ve edilgen düzgeçiş (pass-through) bağlantılarını kesinlikle yasaklıyor. Bazı satıcılar uzatma kablolarının kullanımında başarılı olduklarını öne sürüyorsa da, güvenli bir performans için bunları kullanmamak daha iyi.
USB için İpuçları ve hileler :
Universal Serial Bus (Evrensel Seri Veriyolu) birçok önemli avantaj sunuyor. Eklenti kartlarını devreden çıkartarak ve standart bir bağlayıcı ve kablo türü kullanarak maliyeti azaltıyor; hızlı; sistem kaynak çakışmalarını neredeyse ortadan kaldırarak bileşenlerin eklenmesini kolaylaştıyor; ve en güzeli, bir PC’ye 127 kadar aygıtın bağlanmasına izin veriyor.
1.USB’si bulunan bir PC’nin tipik olarak arkada, yanda ya da önde iki USB kapısı var.
2.Eğer birçok USB aygıtınız varsa, güçlü iletişim ağı göbekleri (hub) kullanmak en iyisi. Ayrıca, arızalı bir aygıtın tüm bir zinciri bozmasını engelleyen, kapı başına ayarlamalı bir göbek bulun.
3.USB, saniyede 12 megabitlik (klavye gibi düşük hızlı aygıtlar için 1.5 Mbps) bir toplam veri hızına sahip, aygıt otomatik takasını destekleyen iki yönlü bir veri kanalı gerektiriyor.
4.Klavye ve monitör dahil bazı aygıtlar düzgeçiş (pass-through) bağlantıları öneriyor. Bunlar kabul edilemez bir voltaj düşüklüğüne, yani güvenilir olmayan bir performansa neden olabiliyor. Daha fazla sayıda kapısı ya da ikinci bir göbeği olan bir göbek kullanmak daha iyi.
5.Hiçbir kablo 5 metreden uzun olmamalı. En iyi sonucu almak için, uygulanabilen yeterli ölçü teli.
USB için Yapılacaklar ve yapılmayacaklar :
Windows 98 kullanılması öneriliyor. Windows 95 OSR 2.1 altında çalışabilen çerebirimleri sınırlı. En geniş aygıt yelpazesi ve çoklu çevrebirimleri eklendiğinde en iyi sonuçları almak için Windows 98 gerekiyor.
Windows 98 CD-ROM’unuzu el altında bulundurun. Windows, gerekli dosyalar ya da sürücüler kurulmuş olsa bile, her USB kanalına yeni bir çevrebirimi kurmaya kalktığınızda, büyük olasılıkla CD’yi takmanızı isteyecektir. Zaman kazanmak için CD yanımızda olmalı ; yada daha iyisi, yeriniz varsa Windows 98 CAB dosyalarını C: sürücünüzdeki bir altdizine kurun.
Desteklenen çevrebirimlerinin sayısını sınırlayan göbekleri (hub) kullanmayın. Bunun yerine, en azından kanal başına 500 miliamperlik kendi gücünü kendi sağlayan USB göbeklerini kullanın. Ayrıca göbeklerin her port için ayrı anahtarlama özelliği olmalı, böylece kötü bir çevrebirim, bir göbekteki bütün aygıtları ve aygıtların durumunu gösteren LED göstergelerini kapatmayacaktır.
Beş metreden uzun kablo kullanılmamalı; monitör ya da klavyelerdeki pasif düzgeçişli (pass-through) bağlayıcılar da dahil olmak üzere uzatma kablosu veya bağlayıcıları da kullanılmamalı. Uzatma kablosu ya da bağlayıcıları, kullanılır durumdayken, belirgin bir sinyal bozulması risk doğuruyor.
Yeni bir USB çevrebirimi kurduktan sonra, daha önce kurulmuş olan bileşenlerin hala çalışıp çalışmadığını kontrol ediilmeli. Testler, yeni bir USB çevrebirimi kurduktan sonra sistemi yeniden başlatmanın, her şeyin çalışması için çoğunlukla yeterli olduğunu gösteriyor.
 Universal Serial Bus (USB) hakkında 
Buradaki bilgi, sabit diskde bulunan Bilgi Merkezi yardım sisteminden derlenmiştir ve USB hakkında bilgi verir. Universal Serial Busíın sundukları:
tak ve çalıştır esnekliği
standart bağlayıcılar ve kablolar aygıtların bağlanır bağlanmaz otomatik konfigürasyonları
sıcak değiştirme (bilgisayar açıkken aygıtların bağlanması vebağlantılarının kesilmesi)
bir çok aygıtın tek bilgisayarda aynı anda çalışabilmesi yeteneği
Bilgisayarımla hangi USB aygıtları kullanabilir?
USB, çok platformlu bir standarttır. Mac OS ile kullanılmak üzere geliştirilmiş her USB aygıtı kullanabilir. USB ürün paketinin üstünde Mac OS logosunu arayın; bu size USB
aygıtın Macintosh bilgisayarlarla çalışacağını bildirir.
Mac OS kullanmayan kişisel bilgisayarlar için olan USB aygıtların üreticileri, USB aygıtlarını Mac OS bilgisayarınızda kullanabilmeniz için bilgisayarınıza yükleyebileceğiniz yazılımlar sunabilirler. Daha fazla bilgi için aygıtın üreticisine danışın.
Var olan çevrebirimi aygıtlarımı (yazıcı gibi), bilgisayarımla nasıl kullanırım?
Apple dışındaki üreticiler, USB olmayan bir aygıtı bilgisayarınıza bağlayabilmenizi sağlayan adaptörler ve başka ürünler sunabilirler. Daha fazla bilgi edinmek için bir Apple yetkili satıcısına danışılmalı.
Bilgisayarımla hangi USB aygıtı kullanabileceğimi nasıl anlarım?
Apple ‘ın USB bilgileri için ayrılmış olan bir World Wide Web sitesi vardır. Mac OS bilgisayarlarla çalışan USB aygıtların listesini görmek için şu Web sitesine gidilmesi tavsiye edilir. www.usb.applee.com
 
USB için en iyi uygulamalar nelerdir?

USB en hızlı büyüyen üç alanda çok önemli rol oynuyor: dijital görüntüleme, PC uzak iletişimi (PC telephony), ve çokluortam oyunları. USB’nin varlığı, bu alanlarda PC’lerin ve yan donanımların güvenilir olarak bir arada çalışmaları anlamına geliyor. USB, giriş aygıtları için yenilikler kapsını açıyor. Örnek olarak yeni nesil “force-feedback” dijital joystickleri gösterebiliriz. Tabi yazıcılardan tarayıcılara, yüksek hızda iletişime (Ethernet, DSL, ISDN veya uydu iletişimi) gibi bütün yan donanımlar için de yepyeni imkanlar sunuyor.
PC’me ne gibi USB yan donanımları ekleyebilinirmi?
USB verileri saniyede 12 megabit hızında iletir, bu da “orta-yavaş hızlı yan donanımlar” için yeterlidir. Bu geniş kategoriye telefonlar, dijital kameralar, modemler, klavyeler, fareler, dijital joystickler, bazı CD-ROM sürücüler, tape ve floppy sürücüler, dijital tarayıcılar, yazıcılar dahildir. USB veri aktarım hızı, birçok yeni nesil yan donanımın (MPEG-2 video tabanlı ürünler, veri eldivenleri, WACOM’un grafik tabletleri gibi) ihtiyacını da karşılıyor. Bilgisayar-uzak iletişim birleşimi (PC telephony) PC’ler için büyümesi beklenen bir alan ve USB de ISDN ve dijital PBX’ler için bir arayüz oluşturabilir. ¬
 USB’de oyun portu, seri, paralel veya PS/2 aygıtlarını kullanabilir mi?
Bu aygıtlar USB’de kullanılanlardan farklı elektrik işaretleri kullanırlar, bu yüzden bu aygıtları doğrudan USB’ye takamazsınız. Ancak birçok üretici oyun portu seri, paralel veya PS/2 aygıtları USB işaertlerine çeviren USB aygıtlar üretmekteler. Bunlar sayesinde, USB olmadan bağlayabileceğinizden çok daha fazla USB olmayan aygıtı PC’nize bağlayabilirsiniz. Bazı aygıtların birden çok bağlantı türünü desteklediğini, bu yüzden USB portlara veaya diğer portlara bağlanmalarını sağlayan özel adaptörlerle beraber geldiklerini unutmayın. Bu adaptörler herhangi bir işaret çevirmesi yapmazlar, yani eğer bu adaptörlerden birini alıp USB desteklemeyen bir aygıta takılırsa hiçbir şey olmaz. ¬
 USB sorunları ve hata iletileri :
Bu kısım USB aygıtlarına ilişkin olarak görülebilecek hata iletileri ile ilgili bilgi içerir. USB aygıtlarına
ilişkin olarak ne tür hata iletileri görebilirim ve bu durumlarda ne yapabiliriz?

 
USB aygıtlarla ilgili sorunlarla karşılaşırsanız, kolayca çözebilirsiniz.
Temel olarak, Mac OSíun sizi USB ile ilgili sorunlar nedeniyle uyarmak için kullandığı üç tür hata iletisi vardır:
*Çalıştırmak için yeterli güç yok
*Tüm özellikleri çalıştırmak için yeterli güç yok
*Sürücü bulunamadı
*Çalıştırmak için yeterli güç yok
Aygıtın güç kablosu varsa, kablonun çalışan bir elektrik prizine takılı olduğundan emin olun.
USB aygıtın USB kablosunu bilgisayarınızdaki ya da prize takılı olan başka bir USB aygıttaki USB kapısına takın.

 
Aygıt, USB hub’a bağlıysa şunları yapın:
Hub’ın güç kablosu varsa, kablonun çalışan bir elektrik prizine takılı olduğundan emin olun.
Bir ya da daha fazla aygıtın hubíla olan bağlantısını kesin.

 
*Tüm özellikleri çalıştırmak için yeterli güç yok
Aygıtın güç kablosu varsa, kablonun çalışan bir elektrik prizine takılı olduğundan emin olun.
USB aygıtın USB kablosunu bilgisayarınızdaki ya da prize takılı olan başka bir USB aygıttaki USB kapısına takın.
USB aygıt USB hubía bağlıysa, bir ya da daha fazla aygıtın hubíla olan bağlantısını kesmeyi deneyin.
*Sürücü bulunamadı
iMac Sistem Klasörüne bakar ve bağlanan aygıtla ilgili bir sürücü bulamazsa bu iletiyi üretir. Bu iletiyi alıyorsanız, aygıtın sürücüsünü yüklemeyi unutmuş olabilirsiniz ya da Sistem Klasörüínde belirli yer(ler)de bulunması gereken dosya(lar) başka bir yere taşınmış olabilir.
 
*Bu kısım USB ile ilgili sık sorulan sorulara yanıtlar içerir. İçerikteki başlıca sorular şunlardır:
 
o USB klavye diğer Macintoshílardaki ADB klavye ile aynı biçimdemi çalışır?
o Eski klavye ya da faremi iMac ile kullanabilir miyim?
o Demek iMac sahip olduğum SCSI, ADB, LocalTalk, ve diğer seri aygıtları desteklemiyor?
o iMacíe Zip sürücü ekleyemez miyim?
o Sahip olduğum kabloları kullanamaz mıyım? USB klavye diğer Macintoshílardaki ADB klavye ile aynı biçimde mi çalışır?
 Bir ADB değil USB aygıtı olmasına rağmen o bir klavyedir ve diğer Macintoshílardaki klavyeler ile aynı biçimde çalışır: iMacíinizi açmak ve kapatmak için bir tuşu vardır, klavye kestirmelerini kullanmanızı, PRAMíi sıfırlamanızı sağlar vs.
USB klavye hakkında daha fazla bilgi için bilgisayarınızdaki Mac OS Bilgi Merkeziíne başvurulabilir..
Eski klavye ya da fare iMac ile kullanabilir mi?
Eski Macintosh’lardaki klavye ADB kapısından bağlanır, iMac klavyesi ise USB’dir.
 iMac’te USB desteği vardır ve birçok aygıt üreticisi USB aygıtlar üretmeye başlamıştır. Fiyat-basarım karşılaştırması yapıldığında USB aygıtların eski bağlantı yöntemlerini destekleyen aygıtlardan daha iyi olduğu görülebilir.
Seri aygıtlar için Ethernet adaptörleri mevcuttur ve Apple (SCSI adaptörleri hariç) başka adaptörlerin da üretileceğini ummaktadır. Bazı üreticiler ADB için adaptör (ya da dungle) üretecekleri duyurmuşsa da, Apple bunların kullanımını önermez.
iMacíe Zip sürücü ekleyebilir miyiz?
Iomega, iMacíi destekleyeceğini açıklamıştır. Bu USB tabanlı bir Zip sürücü üretecekleri anlamına gelir. Bu aygıt, diğer Zip sürücülere ek olarak, gerektiğinde sökülüp takılma özelliğine de sahip olacaktır.

Daha fazla bilgi için:

http://www.apple.com/pr/library/1998/jul/8third.html
-ve-
http://www.apple.com/imac/usb2.html
-ve-
http://www.iomega.com/company/news/usbrel.html
adresleri ziyaret edilebilir.İlk link, duyurulmuş USB ürünleri ile ilgili bilgi içeren bir sitedir.

İkinci link, yalnızca Zip sürücü değil, diğer USB depolama sürücüleri ile ilgili bilgi ve kısa açıklamalar da veren bir sitedir. Bu sitede şu ürünler ile ilgili bilgi bulabilirsiniz:
* Imation, her biri 120MB veri saklayabilen USB SuperDisk adlı bir ürün açıkladı
* Syquest,
Son link Iomega sitesindeki USB sürücü açıklamasına aittir.

Sahip olduğumuz kabloları kullanamaz mıyız?

USB kabloları eski kablolardan oldukça farklıdır. USB kabloların A tipi ve B tipi bağlantı uçları vardır.
A tipi uç bir ëhost’ a (iMac gibi) ya da bir ëupstreamí hub’a, B tipi uç USB aygıtına bağlanır. Bu kablolar PC ya da Unix sistemlerin kullandıkları ile aynıdır.
iMac: USB SSS (3/4) 30652 29/7/98 14/8/98 Bu yazı USB ile ilgili sık sorulan sorulara yanıtlar içerir. İçerikteki başlıca sorular şunlardır:
o iMac’e ne tür aygıtlar bağlayabilirim?
o iMac’e yazıcı ya da diğer aygıtlar bağlanabilir mi?
o iMac’e USB yazıcı nasıl bağlanır?
o iMac’e ses aygıtları bağlanabilir mi?
iMacíe ne tür aygıtlar bağlayabilirim?
iMacíe bir çok aygıt bağlanabilir.
USB şunlar bağlayabilir:
* Giriş aygıtları
- klavyeler
- fare
- joystickler
- grafik tabletleri
* Depolama aygıtları
- floppy sürücüler
- sabit diskler
- çıkarılabilir depolama aygıtları
* Baskı aygıtları
- ink jet yazıcılar
- laser yazıcılar

 
* Görüntüleme aygıtları
- Tarayıcılar
- Sayısal kameralar
- Monitörler
* Telefon aygıtları
- modemler
- hoparlörlü modemler
* Bağlantı aygıtları
- hublar

iMac’e USB yazıcı nasıl bağlanır?
Yapılması gerekli ilk adım, yazıcı ile gelen yönergeleri izlemektir. Bağlantı adımları ve yazılım yüklemek gerekip gerekmediği bu yönergelerde belirtilmiştir.
Yazılımı yükledikten sonra (Gerekli ise)
* Yazıcıyı açın
* USB kablosunu iMacíe takın
* Seçiciyi açın ve yeni yazıcınızın simgesini tıklayın.
iMac’e ses aygıtları bağlanabilir mi?
Apple her zaman mükemmel ses düzenini yerleşik olarak sunmuştur. iMac’te de stereo ses giriş ve çıkışı vardır.
Halihazırda USB ses aygıtları için sürücüler mevcut değildir ancak Apple yakın zamanda bu tür sürücülerin ortaya çıkacağı beklentisindedir.
 
o Bekleyen 3. parti USB aygıtları :
Bazı firmalar USB ürünlerini açıklamışlardır:
Firma USB ürünü
——- ——————-
Advanced Gravis oyun denetleyiciler (joystick vs.)
Technology Ltd.
Alps Electronics, Inc. yazıcılar
Canon U.S.A., Inc. yazıcılar
Connectix Corp. masaüstü video kamera
Eastman Kodak Company sayısal sabit kameralar
Entrega Technologies USB hublar
Epson America, Inc. yazıcılar
Hewlett-Packard Company yazıcılar
Iomega Corp. Zip 100 MB disk sürücü
Imation Corp. SuperDisk 120MB floppy disk sürücü
LaCie hard disk sürücüler ve DVD ROM sürücüler
Momentum Palm Pilot adaptörü
Kernel Productions oyun denetleyici adaptörü
Newer Technology, Inc. floppy disk sürücü and adaptörü
Palm Computing, Inc. Palm Pilot Docking Station
Peracom Networks, Inc. USB hub
Syquest Technology SparQ 1GB çıkarılabilir kartuşlu sabit sürücü
Thrustmaster, Inc. oyun denetleyiciler
 

Bu aygıtlar ve daha fazlası için:
http://www.apple.com/pr
http://www.macsoftware.apple.com
http://www.apple.com/imac/usb1.html
adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
 Bekleyen 3. parti USB modemler :
 Çeşitli firmalar USB tabanlı modemler açıklamışlardır. (iMac’te K56flex ve V.90 standartlarını destekleyen yerleşik bir modem vardır.)
Not: Yerleşik modemler 56k iletişim yeteneğine sahiptir ancak gerçek iletişim hızı telefon hattının durumuna ve ISS’nın modemlerine de bağlıdır.
iMac: 233 MHz Video RAM Artırımı, 266 ve 333 MHz özellikleri 30709 20/8/98 20/8/98 Bu yazı iMac video RAM’i ve artırımı konusunda teknik bilgi içerir. iMac video için 2MB video RAMíe sahiptir ve bu değer 4MB, 144 pin SO-DIMM kullanılarak 6MBía çıkarılabilir.
DIMM’deki yongalar, 3.3V SGRAM olmalıdır ve hızı 100MHz ya da daha hızlı (10ns ya da daha küçük) olmalıdır.
Video RAM’i 4 ya da 6MBía artırmak, en büyük çözünürlükte görülebilecek en çok renk sayısını
artırır. Geçerli çözünürlükte kullanılmayan video bellek, 3D grafikler kullanıldığı zaman işe yaramaya başlar ve başarımı artırır.
233MHz RevB, 266 ve 333 MHz iMac’lerde VRAM 6 MB olarak gelir ve artırılamaz.

USB Ürünleri
USB çevrebirimlerinin geniş bir yelpazesi artık mevcut: klavyeler, fareler, oyun çubukları ve oyun denetleyicileri, yazıcılar, tarayıcılar, dijital kameralar, video kameralar, hoparlörler, modemler, ağ bağlayıcıları, sabit diskler, sökülebilir depolama aygıtları, parmak izi okuyucuları ve iletişim ağı göbekleri (hub). USBIF, kendi Web sitesinde (www.usb.org) bir ürünler listesi bulunduruyor. İlk aygıtlar genellikle Windows 95 OSR 2.1’le çalışacak sürücüler içerip çoğu zaman karışık sonuçlar doğururken, yeni USB çevrebirimlerinin çoğu yalnızca Windows 98’i destekliyor.
Tüketicilerin dikkat etmesi gereken bir nokta var: Çoklu bağlantı kapıları ile bazı çevrebirimlerinin hem Windows 95 ve Windows 98’i desteklediği iddia ediliyor. Ama bu aygıtların yakından incelendiğinde, USB aracılığıyla yalnızca Windows 98 sistemlerle bağlandığının ve Windows 95 PC’lerde başka bir bağlantı (yazıcı için bir paralel kapı ya da hoparlörler için analog bağlantı gibi) gerektirdiğinin farkında olmalılar.
 
USB Veri Yolu ve Getirdiği Yenilikler
USB (Universal Serial Bus = Evrensel Veri Yolu) 1995’te ortaya çıkmıştır. USB bağlantı standardı sayesinde farklı tipte konnektörlere, DMA kanal değişikliklerine gerek duyulmayacak, IRQ çakışmaları ortaya çıkmayacak, jumperlara gerek olmayacak; bir tek PC’ye 127 adede kadar cihaz bağlanabilecektir. USB, bilinen birçok PC konnektörünün (Centronics paralel, RS-232 seri, Mini-DIN ve Sub-D (Oyun portları, printer portları, klayve ve mouse konnektörleri, modem ve birçok network adaptörü) vb.) yerini alacaktır. Sonuç olarak USB, ana güç, yüksek hızlı video ve çok yüksek hızlı networkler dışında birçok harici bağlantının yerini alacaktır.
USB veriyolunu kullanan cihazlar direk olarak PC’lere bağlanabilecekleri gibi, USB hubları aracılığı ile de bağlantı kurabilirler. USB, star (yıldız) topolojiyi kullanır (Şekil ). Bu topolojide cihazlar bağlandıkları bilgisayardan veya USB hublarından en fazla 5 m. uzaklıkta olabilir. USB, 
İki adet veri transfer hızını desteklemektedir: 1,5 Mbps ve 12 Mbps; bu band genişlikleri PC kamera, monitör, modem, printer, scanner, mouse, joystick, klavye, ses kartları ve ses sistemleri, telefon, network cihazları ve daha birçok cihazın çalışabilmesi için yeterlidir . USB, senkron (eş zamanlı) ve asenkron veri transferini desteklemektedir. Bütün USB cihazlar tek tip konnektör kullanmaktadır.
USB Çevre Birimleri   :
 
Depolama Üniteleri  
 Imation SuperDisk Imation’ın ürettiği SuperDisk disket sürücü ile hem 1.4 MBílık eski floppyíler, hem de 120 MBílık SuperDisk disketler kullanılabilir. Böylece geriye dönük bir uyumluluk sorunu olmaması amaçlanmıştır. Aynı zamanda son teknoloji gereklerinden birisi olan çıkartılabilir bir depolama ünitesine de sahip olmuş olursunuz. 
Iomega USB ZIP Oldukça yaygın olarak kullanılan 100 MB kapasiteli çıkartılabilir Zip kartuşlarını kullanabilen sürücü ünitesinin USB çıkışlı olanıdır. 
La Cie USB CD-RW Silinip yazılabilen bir ortam olan CD-RW disklerin kullanıldığı CD-RW sürücüdür. Kaydedilen CDíler standart 24x, 32x ve 36x CD-ROM sürücülerde ve LaCie DVD-RAM sürücülerinde okunabilir. Kayıt yapmak için gerekli olan Toast ve Easy CD Creator uygulamalarıyla birlikte gelir. 
la Cie USB portable hard drive La Cie’nin USB çıkışlı ve Mac OS uyumlu 2,4, 6, 10 ve 20 GB kapasiteli sabit disklerden oluşan bir ürün hattı vardır. Bu diskler USB kapısından veri alışverişi yaptıklarından SCSI disklere göre daha yavaş çalışırlar.  
Newertech uDrive NewerTech’in USB çıkışlı sadece 1.44MBílık disketleri okuyabilen disket sürücüsüdür. 
Syquest SparQ SparQ Syquest’in 1 GB kapasiteli çıkartılabilir kartuş kullanabilen sürücü ünitesidir.  
Kamera, okuyucu, kart…  
Ariston PC Card Reader and Adapters PC Card’ları okumak için kullanılan okuyucudur. Sayısal fotoğrafçılık, multimedya sunuları, Web yayımcılığı, emlakçılık gibi alanlarda yaygın olarak kullanılan depolama kartlarını okuyabilir. 
 Ariston iSpeaker  Aristoníun 1/8th sound jack çıkışlı stereo hoparlörleridir. Tiyatro (theatre) ayarı ile ses daha zengin ve bilgisayarın karşısında oturan kişiyi çevreleyen bir biçimde duyulur. 
Ariston iSee Camera USB çıkışlı iSee renkli sayısal kamerayı (yeterli bant genişliğine sahipseniz) Web üzerinden video konferans yapmak, film kaydetmek, görüntülü e-posta göndermek ya da fotoğraf çekmek için kullanılabilir.
Ariston iView Capture USB çıkışlı iView renkli görüntü yakalama ünitesi ile TV ve videodan hareketli görüntüleri bilgisayara kaydedilebilir. Composite ve S video girişleri olan iView PAL standardını destekler. 
Griffin iPort Üzerinde monitör çıkışı ve seri kapı bulunan ve 233 MHz’lik iMacílerin mezzannine yuvasına takılabilen bir karttır. Bu kart iMacíe takıldıktan sonra iMac’in görüntüsü büyük ekrana yansıtılabilir ve StyleWriter gibi eski Apple yazıcılarının iMacíe bağlanması sağlanır. Seri çıkış tüm MIDI aygıtları destekler. 
Kodak DC260 Zoom Camera Kodak’ın 1536 x 1024 piksel çözünürlükte, en çok 8î x 10î büyüklükte kaliteli fotoğraf çekebilen sayısal kamerasıdır. 
Kodak DC240 Zoom Camera Kodakíın 1280 x 960 piksel çözünürlükte, en çok 5î x 7î büyüklükte kaliteli fotoğraf çekebilen sayısal kamerasıdır. 
Kodak DC265 Zoom Camera Kodakíın 1536 x 1024 piksel çözünürlükte, en çok 8î x 10î büyüklükte kaliteli fotoğraf çekebilen sayısal kamerasıdır. 
Connectix QuickCam VC USB çıkışlı QuickCam VC renkli sayısal kamerayı (yeterli bant genişliğine sahipseniz) Web üzerinden video konferans yapmak, film kaydetmek, görüntülü e-posta göndermek ya da fotoğraf çekmek için kullanılabilir.
 Kablo ve dönüştürücüler  :
Ariston USB-Parallel Cable USB çıkışı (Centronix) paralel çıkışa dönüştüren kablodur. 
Ariston iSCSI USB çıkışı (Centronix) paralel çıkışa dönüştüren kablodur. Bu kablo ile eski SCSI disklerin USB çıkışlı bilgisayarlara bağlanması mümkün olacaktır. Kablo henüz satışa çıkmamıştır. 
EtherTalk to LocalTalk Converter iMac’in Ethernet kapısına bağlanarak sekiz LocalTalk aygıt ile haberleşmesini sağlayan dönüştürücü kitidir.
PowerBook’ları, Newton PDAíleri, Apple LaserWriter Pro, Apple LaserWriter II NTX, Apple LaserWiter IIf, Apple LaserWriter IIg, Apple Personal LaserWriter NTR, Apple ImageWriter II, Hewlett-Packard LaserJet, Hewlett-Packard LaserJet 4M, Hewlett-Packard LaserJet 4ML, Hewlett-Packard DeskWriter, Hewlett-Packard DeskWriter C, Compaq PAGEMARQ 20, QMS-PS 410, Spectra Star ve NewGen Systems Turbo PS serisini destekler. 
Epson USB/Parallel Printer Adapter Kit Epsoníun USB-Parallel dönüştürücüsüdür. 
Farallon EtherMac iPrint Adapter LT iMac’in Ethernet kapısına bağlanarak sekiz LocalTalk aygıt ile haberleşmesini sağlayan dönüştürücü kitidir. LocalTalk aygıtların bağlantısı RJ-11 türü bağlayıcılar ile yapılabilir. 
Farallon EtherMac iPrint Adapter SL iMac’in Ethernet kapısına bağlanarak LocalTalk çıkışı olmayan seri yazıcılar ile haberleşmesini sağlayan dönüştürücü kitidir.
StyleWriter I, II, 1200, 1500, 2200, 2400 ve 2500íü ek yazılım gerektirmeden destekler. 
Farallon EtherWave Adapter Eski LocalTalk yazıcınızı, iMac’inizi ve Ethernet çıkışlı bir Macintosh’unuzu EtherWave aracılığı ile bağlayabilir, hem yazıcıdan baskı alabilir, hem de iki Macintosh arasında veri alışverişi yapılabilir. 
Griffin iMate USB çıkış
ı ADB çıkışa dönüştüren kablodur.
 Daha önceden kullandığınız fare, klavye, iztopu ve izleme dörtgenini iMac ile kullanmanızı sağlar. USB çıkışlı bilgisayarlarda Quark yazılımının 4.0 sürümünü ADB kilit ile çalıştırmak için kullanılabilir. 
HP Printer Cable Kit for iMac HPínin USB-Parallel dönüştürücüsüdür. 
Infowave PowerPrint USB USB-Parallel dönüştürücü ile PCíde kullanılan 3. parti yazıcıların Mac’te kullanılmasını sağlayan sürücü dosyalarından oluşan bir pakettir. 
uConnect Serial Cable USB çıkışı seri çıkışa dönüştüren kablodur.
Personal Digital Assistantíları (PalmPilot, Palm III, Newton, Psion, Texas Instruments), sayısal kameraları (Kodak, Olympus, Apple, Connectix, Agfa, Casio, Canon, Chinon, Epson, Ricoh, Sony) ve Wacom grafik tabletleri destekler. 
uConnect for Printers USB çıkışı seri çıkışa dönüştüren kablodur.
 Apple Color Stylewriter serisi, Epson Stylus Color serisi, HP Deskwriter serisi, Costar Labelwriter ve Seiko Smart Label yazıcıları destekler.
  Newertech uSCSI USB çıkışı (Centronix) paralel çıkışa dönüştüren kablodur. Bu kablo ile eski SCSI disklerin USB çıkışlı bilgisayarlara bağlanması mümkün olacaktır. Kablo henüz satışa çıkmamıştır. 
MicroPrint/2 MicroPrint/2i ve MicroPrint/2 iki, MicroPrint/12 ise oniki LocalTalk aygıtı destekler. MicroBridge TCP/IP ise oniki LocalTalk aygıtın yanısıra World Wide Web, FTP, e-posta gibi TCP/IP servislerini destekler. 
 
Giriş Aygıtları  
Ariston Podiki Mouse Ariston’un 2 tuşlu USB faresidir. Aple’ın sagladığı USB farenin yuvarlak olmasından rahatsız olabilecek kullanıcılar için üretilmiştir. Çift tuşludur. 
Ariston Ares Ultimate Warrior Joystick Ariston’un oyun oynarken kullanılabilecek joystick’idir. 
Ariston USB Mouse 3 button – 800dpi Ariston’un 3 tuşlu USB faresidir. 
Ariston Hermes gamepad Ariston’un oyun oynarken kullanılabilecek gamepad’idir.  
Hub’lar  
Ariston Kendro 4-4 port hub Ariston’un 4 USB aygıt bağlanabilen hub’ıdır. Güç adaptörlü ve adaptörsüz olmak üzere iki farklı modeli bulunur.
 Hub’lar zincir şeklinde bağlandığında bilgisayardan en uzaktaki hub kendinden güç kaynağı olmadan USB kapısından temin edilen elektrik akımıyla çalışabilir. (self-powered) 
Ariston Kendro 7-7 port hub Ariston’un 7 USB aygıt bağlanabilen hub’ıdır. Güç adaptörlü ve adaptörsüz olmak üzere iki farklı modeli bulunur. 
Hub’lar zincir şeklinde bağlandığında bilgisayardan en uzaktaki hub kendinden güç kaynağı olmadan USB kapısından temin edilen elektrik akımıyla çalışabilir. (self-powered) 
NewerTech uHub NewerTechíin USB çevre birimi bağlantısı için 7 USB çıkış sağlayan hub’ıdır.  
Tarayıcılar  
Agfa SnapScan 1212u SnapScan 1212u Agfa’nın USB çıkışlı, tek geçişli tarayıcısıdır. 1200 x 600 dpi çozünürlükte tarama yapabildiği gibi, bu çözünürlük yazılımla 9600 x 9600 dpiía çıkabilir.  
 Umax Astra 1220U Astra 1220U Umax’ın USB çıkışlı, tek geçişli tarayıcısıdır. 1200 x 600 dpi çozünürlükte tarama yapabildiği gibi, bu çözünürlük yazılımla 9600 x 9600 dpiía çıkabilir.  
 
Yazıcılar  
Epson Stylus Color 740 Stylus Color 740 Epson’un USB çıkışlı yazıcısıdır. 144 tane püskürtücü başlığı sayesinde 1,440 x 720 dpi çözünürlükte kaliteli baskı yapılabilmesine olanak tanır. Siyah baskıda dakikada en çok 6, renkli baskıda ise en çok 4.5 sayfa basılabilir. 4î x 6î fotoğraflar 79 sn’de, 8îx 10î olanlar ise yaklaşık 3 dakikada basılabilir. 100 sayfalık kağıt tepsisi vardır.
Epson’un diğer yazıcılarından Stylus Color 440, 645 ve Photo EX modelleri, ayrıca temin edilecek USB-paralel kablo ile iMac’e bağlanabilirler. 
Epson Stylus Photo 750 1440 x 720 dpi, 6 renk kartuşu kullanarak basabilen EPSON Stylus Photo 750 yazıcısı Epson’un USB çıkışlı yazıcılarındandır ve fotoğraf kalitesinde çıkış alabilir. 
Epson Stylus Color 900 1440 x 720 dpi renkli USB çıkışlı mürekkep püskürtmeli yazıcıdır. 
Epson Stylus Photo 1200 6 renk kartuş kullanarak A3+ büyüklüğünde fotoğraf kalitesinde baskı yapabilen yazıcıdır.  
HP Deskjet 895Cxi/895Cse HP’nin dakikada 3.5 sayfa renkli, 5 sayfa siyah/beyaz basabilen USB kapılı mürekkep püskürtmeli USB kapılı yazıcısıdır.  
HP Deskjet 880C/882C HP’nin dakikada 5 sayfa renkli, 8 sayfa siyah/beyaz basabilen USB kapılı mürekkep püskürtmeli yazıcısıdır.  
 USB İLE İLETİŞİM :
İster analog modem, ister ISDN hatta ADSL olsun: USB saniyede şu an için maksimum 12 Megabit’le yaygın tüm komünikasyon aygıtları için yeterince rezerve sahiptir. Ancak bununla da kalmıyor: Aygıtların USB arabirimi üzerinden güçle beslenmeleri mümkün. Böylece bu aygıt sınıfları için olmazsa olmaz harici güç adaptörlerine de gerek kalmıyor. Bu da ürünün fiyatını düşüren olumlu bir etken, ayrıca çalışma masanızda bir fazlalıktan kurtuluyorsunuz. Tek problem şu: Çoğunlukla sadece SelfPowered Hubs denilen kendi güç kaynağına sahip dağıtıcılar aygıtları güç ile besleyebiliyor. High Power aygıtların Bus Powered Hub’lara bağlanması gerçi USB spesifikasyonuna göre veri yoluna aşırı yüklenme söz konusu olduğunda aygıtların zorunlu olarak devre dışı bırakılmalarına neden oluyor (aygıtlar bu sırada hasar görmüyor), ancak pürüzsüz bir kullanımdan bahsetmek mümkün değil.
Genel olarak şu geçerli: Bir USB aygıtı 500 mA’den fazla güç çekmemeli. Self Powered bir Hub yuva başına 500 mA güç sağlayabilmeli. Bus Powered bir Hub’da yuva başına en az 100 mA güce ihtiyaç vardır. Bu yüzden birçok Bus Powered Hub’ı iç içe kullanmak mümkün değildir. Bir çok Hub kullanılacaksa bunlar aktif olarak beslenmelidir. Hatta özel kablolarla USB arabirimi üzerinden iki bilgisayar seri veya alternatif bağlantılar paralel arabirimi işgal etmeye gerek kalmadan -Nullmodem bağlantısı gibi- Peer to Peer bağlantı kurmak mümkün. Böylece mini ağ sürekli kullanıma hazırdır ve diğer iki bağlantıdan da vazgeçmek zorunda değilsiniz.
USB DESTEĞİ VE YENİ ÜRÜNLER
USB’ın kullanım alanı oldukça geniş. Büyük ve önemli avantajları ile USB diğer arabirimlere karşı sıkı bir alternatif durumunda.
İki yıldan uzun bir süredir pazardaki PC’lerin, Notebook’ların ve anakartların üzerinde USB arabirimi mevcut. Bugüne kadar bu yeni arabirim eksik çevrebirimler ve yetersiz işletim sistemi
desteği yüzünden pek az kullanıldı. Windows 98’in yaygınlaşması ile beraber USB büyük bir ivmeyle gelişti.
Tam USB desteğine sahip bir işletim sisteminin çoğu PC’lerde yerini almasıyla beraber, çevrebirim aygıtı üreticileri de yeri arabirimi kullanan aygıtlarını pazara sürmeye başladılar.
Günümüzde ise o kadar çok aygıt türünde o kadar çok USB ürünü mevcut ki, bunları sıralamak mümkün değil. Bununla birlikte her aygıt türü yeni arabirimi kullanmak için aynı derecede uygun değil.
USB ARABİRİMLİ MONİTÖRLERİN AVANTAJLARI
USB monitörünü sadece USB arabirim üzerinden çalıştırmak mümkün değil, her zaman olduğu gibi ekran kartına VGA kablo ile bağlantının olması şart. Ancak ek USB bağlantısının avantajı monitör menüsüne doğrudan desktop üzerinden kolayca ulaşabilmeniz ve monitör ayarlarını buradan yapabilmeniz.
USB monitörleri aynı zamanda çoğunlukla Self Powered Hub’lardır. İşte bu noktada da en büyük avantajları ortaya çıkar: Klavye, fare, oyun denetleyicisi, modem gibi diğer USB aygıtlarını monitöre bağlayabilir, PC kasasının
arkasındaki USB Port’a kabloları yetiştirme problemi ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.
UNIVERSAL SERIAL BUS TEKNOLOJİSİNDE YENİ OLAN NE?
USB, paralel ve seri birimin aksine “Hot Plugging” özelliğine sahip. Yani işletim sistemi çalışırken sistemi yeniden başlatmaya gerek kalmadan aygıtları istediğiniz gibi takıp sökebilirsiniz. USB doğal olarak Plug&Play uyumlu. Takılı aygıtlar uygulamalar çalışırken de otomatik olarak tanınır ve sisteme eklenir, kişisel olarak bunları konfigüre etmeniz gerekmez. Veriyoluna entegre edilmiş güç besleme si ile modem, internet kamera gibi çoğu uç aygıt harici güç beslemesine ihtiyaç duymaz. Hub’a ve bağlı aygıt sayısına bağlı olarak aygıt başına 100 ile 500 mA verilebilir.
EVRENSEL SERİ YOLU TEKNOJOJİSİNİN SINIRLARI
USB’nin avantajları bir yana, tüm uygulamalar için uygun olmaması gibi bir dezavantajı var. Kısıtlayıcı faktör veri transfer hızı. Harici CD Recerder’da ancak 4x hızına kadar çıkabiliyor, daha yüksek hızlarda Recorder için gerekli veri akımı USB veriyolu sürekli ve sabit olarak sağlayamıyor.
Harici bir sabit disk sadece yedekleme ve iki bilgisayar arasındaki veri transferi için kullanılabilir, zira çok eski sabit diskler bile saniyede 12 Mbit’ten daha yüksek bir hıza çıkabiliyor.
 ÖZETLE
USB, “kullanıcı dostu” bilgisayar doğrultusunda bugüne kadar atılmış en büyük adımlardan biri. Önümüzdeki yılın ortasında USB 2.0 çıkana ve bu yeni arabirim tüm işletim sistemleri tarafından tam olarak desteklenene kadar kullanıcılar yeni bir çevrebirim aygıtı alırken USB’in şu anki standart arabirimlere iyi bir alternatif olup olmadığını çok iyi düşünmeliler. En geç USB 2.0 ile birlikte bu arabirim çoğu kullanıcı ve kullanım alanı için ilk seçim olacaktır. Sadece yeni aygıtların kolay kurulması ve sistemde diğer kaynakları kullanmadan başka aygıtların da sisteme kolayca
entegre edebilmesi değil, bu aygıtların ayrıca harici olarak güçle besleye gerek olmaması USB için çok büyük ve yeterli avantajlar. Seri veriyolunun 2.0 versiyonu ile daha da hızlandırılacak ve geliştirilecek olması da önemli gelişmeler. Bu gelişmelere birlikte, zincirleme olarak her aygıtın USB arabirimli modeli de çıkacaktır ve USB en geç önümüzdeki yıl kendini kabul ettirecektir.

 

Radyo ve TV Yayınlarında Kullanılan Band ve Frekanslar

Güneş Pili Sistemleri

içindekiler                                    
1-giriş
     1.1- güneş enerjisi uygulamalarının tarihsel gelişimi
     1.2- güneş pili sisteminin yapısı ve sistemin gelişimi
2- güneş pili sistemlerinin sınıflandırılması
     2.1- şebeke bağlantılı güneş pili sistemleri
          2.1.1- şebeke bağlantılı 4,8 kw güneş pili sistemi
          2.1.2- şebeke bağlantılı 1,2 kw güneş pili sistemi
     2.2- bağımsız güneş pili sistemleri
2.2.1- sistemin yapısı ve özellikleri
2.2.2- bağımsız güneş pili sistemi uygulama örnekleri
   2.2.2.1- güneş ocağı
   2.2.2.2- güneş pilli trafik ikaz sistemi
       2.2.2.3- güneş pilli aydınlatma birimleri
             2.2.2.4- güneş pilli su pompaj sistemleri
     2.3- bağımsız sistemler ile şebeke bağlantılı sistemlerin karşılaştırılması
3- pv sistemlerde kullanılan elemanlar
     3.1- pv sistemlerde aküler
          3.1.1- temel özellikler
          3.1.2- akü işletimini geliştirmek için yapılabilecek çalışmalar
     3.2- fotovoltaik levhalar (paneller)
     3.3- regülatör
            3.3.1- zener diyot ile regülasyon
          3.3.2- paralel regülatör
          
3.3.3- seri regülatör

3.3.4 süreksiz çalışan şarj-deşarj regülatörü

     3.4- inverter
3.4.1- kare dalga inverter
3.4.3- sinüs dalgası inverter
3.4.2- değiştirilmiş sinüs dalgası inverter
4- güneş pili sistemlerinin ekonomisi
     4.1- verim
     4.2- yatırım maliyeti  
     4.3- modül ömrü
5- güneş pili sistemlerinin üstünlükleri
6- pv güç sistemlerinin fiyatları

 http://www.elektronikmerkezi.org/dosyalar/2108gunespili.rar (465kb)

GPS Nedir ve Nasıl Çalışır?

Şartlar ne olursa olsun, bir GPS alicisi size yeryüzünde nerede oldugunuzu söyleyebilir. Neredeyse her yerde 365 gün 24 saat çalisabilirler. Tipide, yogun siste, hatta okyanusun ortasinda referans noktaniz olmadigi zaman bile çalisirlar.

Sadece, uydu sinyallerini engelleyebilecek nesnelerin, yogun agaçlarin gökyüzünü kapladigi ya da binalarin sik oldugu yerlerde performansi düsebilir. GPS alicilari bir sonraki duraginizin neresi olacagini, oraya ne kadar uzakta oldugunuzu ve hangi yönden oraya ulasabileceginizi bulmaniza yardimci olurlar. Hatta nasil gidilecegini unuttugunuz gizli balik yatagina veya geçen kis rastladiginiz kaplicaya yönlendirebilecek bilgileri kendiniz için kaydedebilirsiniz ve bunlari istediginiz zaman yeniden bulabilirsiniz.

GPS ler bu özelliklerinden dolayi dagcilik,yamaç parasütü, trekking gibi doga sporlari tutkunlari arasinda populeritesini arttirmistir ve genis bir kullanici kitlesine ulasmistir.

GPS, Global Positioning System. (Global Yer Belirleme Sistemi) Düzenli olarak kodlanmis bilgi yollayan bir uydu agidir ve uydularla aramizdaki mesafeyi ölçerek dünya üzerindeki kesin yerimizi tespit etmeyi mümkün kilar. Bu sistem, ABD savunma bölümüne ait, yörüngede sürekli olarak dönen 24 uydudan olusur. Bu uydular çok düsük güçlü radyo sinyalleri yayarlar.

Yeryüzündeki GPS alicisi, bu sinyalleri alir. Böylece konum belirlenmesi mümkün olur. Bu olaganüstü sistemi kurmak Amerika’ya ucuza mal olmamistir. Sistemin kurulum degeri yaklasik olarak 12 milyar ABD Dolaridir. Devam eden bakim masraflari sistemin degerini arttirmaktadir.

Bu sistemin ilk kurulus hedefi tamamen askeri amaçlar içindi. GPS alicilari yön bulmakta, askeri çikartmalarda ve roket atislarinda kullanilmak üzere tasarlanmistir. Ancak, 1980’lerde GPS sistemi sivil kullanima da açilmistir.

Kullanim Alanları
GPS’ in karada, havada ve denizde bir çok kullanim alani vardir. Basit bir anlatimla, GPS size bulundugunuz yerleri isaretleme ve belirlediginiz noktaya geri dönme imkani saglar. GPS, kapali alanlar ve su alti gibi sinyallerin alinmasinin güçlestigi yerler disinda dünya üzerinde her yerde çalisir.

GPS Sistemi
NAVSTAR sistemi, uzay bölümü (uydular), kontrol bölümü (yer istasyonlari) ve kullanici bölümünden (GPS alicisi) olusur.

Uzay Bölümü
Uzay bölümü, en az 24 uydudan (21 aktif uydu ve 3 yedek) olusur ve sistemin merkezidir. Uydular, “Yüksek Yörünge” adi verilen ve dünya yüzeyinin 20.000 km üzerindeki yörüngede bulunurlar. Bu kadar fazla yükseklikte bulunan uydular oldukça genis bir görüs alanina sahiptirler ve dünya üzerindeki bir GPS alicisinin her zaman en az 4 adet uyduyu görebilecegi sekilde yerlestirilmislerdir.

Uydular saatte 7.000 mil hizla hareket ederler ve 12 saatte, dünya çevresinde bir tur atarlar. Günes enerjisi ile çalisirlar ve en az 10 yil kullanilmak üzere tasarlanmislardir. Ayrica günes enerjisi kesintilerine karsi (günes tutulmasi vs.) yedek bataryalari ve yörünge düzeltmeleri için de küçük atesleyici roketleri vardir.
GPS projesi ilk uydunun 1978’de ateslenmesiyle baslamistir. 24 uyduluk ag 1994’de tamamlanmistir. Projenin devamliligi ve gelistirilmesi ile ilgili bütçe ABD Savunma Bölümüne aittir.

Uydularin her biri, iki degisik frekansta ve düsük güçlü radyo sinyalleri yayinlamaktadir. (L1, L2) Sivil GPS alicilari L1 frekansini (UHF bandinda 1575,42 Mhz), ABD Savunma bölümü alicilari L2 (1227,60 Mhz) frekansini dinlemektedirler. Bu sinyal “Görüs Hattinda – Line of Sight” ilerler. Yani bulutlardan, camdan ve plastikten geçebilir ancak duvar ve dag gibi kati cisimlerden geçemez.
Daha rahat anlasilmasi için, bildigimiz radyo istasyonu sinyalleri ile L1 frekansini kiyaslamak istersek; FM radyo istasyonlari 88 ile 108 Mhz arasinda yayin yaparlar, L1 ise 1575,42 Mhz’ i kullanir. Ayrica GPS’ in uydu sinyalleri çok düsük güçtedirler. FM radyo sinyalleri 100.000 watt gücünde iken L1 sinyali 20-50 watt arasindadir. Iste bu yüzden GPS uydularindan temiz sinyal alabilmek için açik bir görüs alani gereklidir.

Her uydu yerdeki alicinin sinyalleri tanimlamasini saglayan iki adet özel “pseudo-random” (sifrelenmis kod) kodu yayinlar. Bunlar Korumali (Protected – P code) kod ve Coarse/Acquisition (C/A code) kodudur. P kodu karistirilarak sivil izinsiz kullanimi engellenir, bu olaya “Anti-Spoofing” adi verilir. P koduna verilen baska bir isimde “P (Y)” yada sadece “Y” kodudur.
Bu sinyallerin ana amaci yerdeki alicinin, sinyalin gelis süresini ölçerek, uyduya olan mesafesini hesaplamayi mümkün kilmasidir. Uyduya olan mesafe, sinyalin gelis süresi ile hizinin çarpimina esittir. Sinyallerin kabul edilen hizi isik hizidir. Gelen bu sinyal, uydunun yörünge bilgileri ve saat bilgisi, genel sistem durum bilgisi ve ionosferik gecikme bilgisini içerir. Uydu sinyalleri çok güvenilir atom saatleri kullanilarak zamanlanir.

Kontrol Bölümü
Adindan anlasilacagi gibi, Kontrol Bölümü, GPS uydularini sürekli izleyerek, dogru yörünge ve zaman bilgilerini saglar. Dünya üzerinde 5 adet kontrol istasyonu bulunmaktadir. Bunlardan dördü insansiz, biri insanli ana kontrol merkezidir. Insansiz kontrol merkezleri, topladiklari bilgileri ana merkeze yollarlar. Ana merkezde bu bilgiler degerlendirilerek gerekli düzeltmeler uydulara bildirilir.

Kullanici Bölümü
Kullanici bölümü yerdeki alicilardir. Daha önce bahsedildigi gibi çesitli amaçlarla GPS kullanarak yerini belirlemek isteyen herhangi bir kisi, sistemin kullanici bölümüne dahil olur.

GPS’ in Çalisma Prensibi

Uydularin Konumunun Önemi
GPS alicisi yerini belirlemek için, öncelikle uydularin kesin yerini bilmelidir ve onlara ne kadar uzaklikta oldugunu bulmalidir. Simdi GPS’ in uydularin yerini nasil ögrendigini inceleyecek olursak; Alici uydudan iki çesit bilgi alir. Bunlardan birisi, uydularin konumlarini bildiren “almanac data – almanak bilgisi “ dir. Almanak bilgisi sürekli olarak yollanir ve GPS’ in hafizasinda saklanir. Bu sayede GPS her uydunun yörüngesini bilir ve olmasi gereken konumu hesaplar. Uydular konum degistirdikçe almanak bilgisi yenilenir.
Uydu yörüngelerinde ufak sapmalar meydana gelebilir. Bu sapmalarin hesaplanmasi için kontrol bölümü uydularin yörünge bilgilerini sürekli olarak izler. Elde edilen bu hata verileri Ana kontrol merkezine ulastirilir ve düzeltilerek buradan uydulara geri gönderilir. Bu düzeltilmis kesin konum bilgilerine Ephemeris Data – Geçici Bilgi adi verilir. Bu bilgiler güncelligini 4 ila 6 saat arasinda korur. Ephemeris bilgisi daha sonra kodlanarak GPS alicisina gönderilir.
Almanak ve Ephemeris bilgilerini alan GPS alicisi, uydularin kesin konumlarini sürekli olarak belirler.

-Zamanlamanin Önemi
GPS alicisinin uydularin kesin konumlarini bilmesinin yani sira uydulara olan uzakligini da bilmesi gerekir. Bu sayede, dünya üzerindeki yerini hesaplayabilir. Bunun için basit bir formül kullanilir.
Uyduya olana uzaklik; gönderilen sinyalin gelis süresiyle, hizinin çarpimina esittir.
(Gelis Süresi x Hiz = Mesafe)

Uzakligi belirlemek için kullanilan bu formülde, hizi zaten bilmekteyiz. Radyo dalgasinin hizi, atmosferdeki ufak etkiler sayilmazsa, Isik Hizina esittir. (c = 300.000 km/sn)
Bundan sonra, formülün zaman kisminin hesaplanmasi gerekir. Çözüm uydulardan gelen kodlanmis sinyallerin içinde saklidir. Gönderilen koda “Pseudo-Random Kod” adi verilir. Böyle adlandirilmasinin sebebi, çok düzensiz bir sinyal olmasidir. GPS alicisi da ayni kodu üreterek, uydudan gelen kodla eslestirmeye çalisir. Bu iki kodu karsilastirarak aradaki gecikmeyi tespit eder, bu gecikme miktari ile isik hizinin çarpimi mesafeyi verir.
Yaklasik olarak bir uydudan sinyalin dünyaya ulasma süresi 0,06 saniyedir. Saniyenin binde birinde olusacak bir hata, mesafe ölçümünde 300 km’ lik bir kaymaya sebep olacaktir. GPS alicisinin saati, uydudaki saatler kadar hassas degildir. Aliciya bir Atom Saati koymak ise çok pahali ve çok hantal olurdu. Bu yüzden, uyduya olan mesafe ölçümü, “Pseudo Range” olarak adlandirilir. Bu bilgiyi kullanarak pozisyon belirlemek için, 4 uydu kullanilarak saat hatasini minimuma indirinceye kadar ölçüm yapilir.

-Geometrik Hesap
Simdi uydularin yerlerini ve uydulara olan uzaklilari biliyoruz. Diyelim ki, birinci uyduya olan uzaklik 20.000 km; bizim yerimiz, merkezi uydu olan ve 20.000 km çapindaki kürenin yüzeyi üzerindeki her hangi bir nokta olabilir. Ikinci bir uyduya da 21000 km uzaklikta olalim. Bu durumda, ikinci küre birinci küre ile kesiserek ara kesitte bir çember olusturur. Eger buna 22.000 km uzaklikta üçüncü bir uydu eklersek, üç kürenin ortak kesim noktasi olan 2 nokta elde ederiz.

Iki olasi pozisyon belirlenmesine ragmen bu iki nokta arasinda büyük koordinat farklari mevcuttur. Bu iki noktadan hangisinin gerçek pozisyon oldugunu bulmak için, GPS alicisina yaklasik yükseklik verisinin girilmesi gerekir. Bu sekilde GPS geriye kalan iki-boyut içinde kesin pozisyonu belirleyebilir. Fakat üç-boyutta yer belirlenmesi için GPS dördüncü bir uydu daha kullanir. Diyelim ki dördüncü uyduda bizden 19.000 km uzaklikta olsun, bu dördüncü küreyi, önceki kürelerle kesistirirsek, elimizde sadece bir ortak kesim noktasi kalir. Bu da üç-boyutta kesin konumu belirtir.

-Almanak Bilgisi
GPS sürekli olarak, uydularin konumlari ile ilgili bilgileri depolar. Depolanan bu bilgiye Almanak Bilgisi denir. GPS uzun süre çalistirilmazsa, daha önce toplanmis olan Almanak bilgisi güncelligini yitirir. Buna GPS’ in “sogumasi” (cold) adi verilir.
GPS “soguk” iken çalistirilirsa uydudan bilgi toplamasi uzun sürebilir. Uydulardan alinan bilgiler dört ile alti saat güncelligini korur, bu süre içinde GPS tekrar açilir ise bu durumda GPS “sicak” (warm) olarak nitelendirilir ve çalismaya baslamasi çok daha kisa süre alir. GPS’ lerin özellikleri arasinda “Sicak” ve “Soguk” baslatma süreleri yer alir.

-GPS Alici Teknolojisi
Çogu modern GPS alicilari paralel, çok kanalli çalisma sistemine sahiptir. Daha önceleri yaygin olan tek kanalli GPS alici modelleri çesitli ortamlarda sürekli olarak uydu takip edemiyorlardi. Paralel alicilar ise her biri bir uyduyu izlemek üzere, 5 ile 12 alici devresine sahiptirler. Bunlarin içinden en kuvvetli dört sinyal takip edilir. Paralel alicilar uydulara hizla kilitlenebildikleri gibi, yüksek binalar, sik ormanlar gibi zor ortamlarda da efektif bir sekilde çalisirlar.

-GPS Ile Pozisyon Ölçümünde Hata Kaynaklari
Sivil GPS alicilari asagidaki çesitli nedenlerden dolayi pozisyon hatalari yapmaya meyillidirler.

-Uydu Hatalari
Zamanlama GPS için kritik bir faktör oldugu için GPS uydulari atom saatleri ile donatilmislardir. Ancak atom saatleri de mükemmel degildir. Zamanlamada olusan çok ufak hatalar, mesafe ölçümünde küçümsenmeyecek yanilgilara yol açar.
Uydularin uzaydaki pozisyonlari ise hesaplamanin baslangiç noktasidir. GPS uydulari yüksek yörüngelere yerlestirilmislerdir ve dünyanin üst atmosferinin bozucu etkilerinden etkilenmezler. Buna karsin tahmin edilen yörüngelerinde ufak kaymalar yapabilirler. Bu da pozisyon hatalarina yok açar.

-Atmosfer
GPS uydulari zamanlama bilgilerini radyo sinyalleri olarak gönderirler ve bu da ayri bir hata kaynagidir. Çünkü dünya atmosferinde, radyo sinyalleri her zaman tahmin edildigi gibi hareket etmezler.
Radyo sinyallerinin atmosfer içinde isik hizinda hareket ettigi ve bu hizin sabit oldugu kabul edilse de, isik hizi sadece vakum ortaminda sabittir. Radyo sinyalleri, içinde bulunduklari ortama göre yavaslama gösterirler.
GPS sinyalleri Iyonosfer’de yüklü parçaciklar ve Trotosferde su buhari tarafindan geciktirilir. Tüm hesaplamalarda isik hizi sabit kabul edildiginden bu gecikmeler uydunun uzakligini ölçmede hatalara yol açar.
Iyi alicilar atmosfer içindeki bu tipik yolculukta dogacak hatalari düzeltmek için bir düzeltme faktörü kullanirlar. Ancak atmosfer farkli yerlerde ve zamanlarda degisiklik gösterecegi için teorik bir hata modeli olusturulamaz.

-Degisken Rota Hatasi
Sonunda dünya yüzeyine ulasan GPS sinyalleri GPS alicisina ulasmadan önce kati cisimler tarafindan yansitilir veya engellenir. Bu hata formuna “Degisken Rota” (Multipath) hatasi denir. Ilk olarak antene gelen sinyal direkt gelirse daha hizli ulasir, sonradan yansiyarak gelen sinyal digerinden daha geç ulasir ve bu sinyaller birbirleriyle karisarak gürültülü sonuç yaratirlar.

-Alici Hatasi
Yerdeki alicilar da mükemmel degildir. Kendi saatlerinde olusan kaymalarin yani sira iç gürültülerden dolayi da hata yaparlar.

-Seçici Kullanilabilirlik (Selective Availability)
Yukarida anlatilan dogal hatalardan daha kötüsü, ABD Savunma Bölümü tarafindan yapilan “Kasti Hatalardir”. Bu “Seçici Kullanilabilirlik” politikasinin altinda yatan amaç ise, karsi güçlerin GPS sisteminin ABD ve yandaslarina karsi kötü niyetli kullanimini önlemektir.
ABD Savunma Bölümü tarafindan GPS uydu saatlerinde ve uydularin yörüngelerinde bazi küçük sapmalar yaratilir. Bu etkiler, sistemin sivil kullanimdaki hassasiyetini önemli ölçüde azaltir.
Eger sabit bir GPS alicisini hareketinin konum grafigini, Seçici Kullanilabilirlik devrede iken çizmek istersek, pozisyonumuzun 100 m çapindaki bir daire içinde dolastigini görürüz.
Askeri alicilarda bulunan kod çözücü anahtarlar, hangi hatalarin devrede oldugunu ve ne kadar oldugunu söyler; böylece hatalar giderilebilir. Bu yüzden askeri GPS alicilari, çok daha hassas ölçüm kabiliyetine sahiptir.

Multivibratörler

Dijital elektronik devrelerinde çok kullanilan devrelerdir. Bunlar isaret üreteci (kare, üçgen, dikdörtgen vb), zamanlayici (timer) , hafiza elemani (Memory Unit) gibi amaçlarla kullanilir.Multivibratörler transistörlü devrelerle gerçeklestirilebilecegi gibi, lojik kapilarla veya özel amaçli entegrelerle de gerçeklestirilebilir.
Multivibratörler genel olarak üçe ayrilir.

1) Tek kararali multivibratorler (Monostable)
2) Iki kararli multivibratorler (Bistable)
3) Serbest çalisan – kararsiz multivibratorler (Astable)

1- Monostable Multivibratörler:

Girislerine tetikleme sinyali uygulandiginda konum degistirip zamanlama elemanlarinin belirledikleri süre boyunca bu konumda kalan ve süre sonunda tekrar ilk konumlarina dönen devrelerdir.

2-Bistable Multivibratörler:

Iki kararli multivibratörler disaridan bir tetikleme sinyali gelmedigi sürece sonsuza dek durumlarini koruyan ve disaridan uygulanacak her tetikleme sinyaliyle durum degistiren devrelerdir.Inverter devrelerinde kullanilacak multivibratör olarak astable multivibratörler kullanildigi için diger devre yapilarina deginilmeyecek daha çok astable yapi hakkinda bilgi verilecektir.

3-Astable Multivibratörler

Astable multivibratörler devreye çalisma gerilimi verildigi andan itibaren disaridan herhangi bir tetikleme sinyaline gerek kalmadan devredeki zamanlama elemanlarinin belirledikleri zaman araliklari ile devamli durum degistiren devrelerdir. Transistörlerle olusturulmus bir astable multivibratör devresi sekil 2 de gösterilmistir.

multivibratör

Sekil 2 de ki devreyi açiklayabilmek için ilk anda bir transistörün doyumda digerinin kesimde oldugunu kabul etmek gerekir.Ilk anda T1 kesimde T2 doyumda olsun; bu anda
C1 kondansatörü desarj C2 kondansatörü sarj olmus durumdadir. Bu nedenle C1 deki artilik T2 yi doyumda C2 deki eksilik T1’i kesimde tutar.Bundan sonra C2 kondansatörü desarja ve C1 kondansatörü sarja baslar. Belirli bir süre sonra C2 kondansatörü T1 i doyuma götürecek sekilde desarj ve C1 kondansatörü T2 yi kesime götürecek sekilde sarj olacaktir. Bu anda C1 deki eksilik T2 yi kesime ve C2 deki artilik T1 i doyuma götürür.Bundan sonra C1 kondansatörü desarja ve C2 kondansatörü sarja baslar. Belirli bir süre sonra C1 kondansatörü T2 yi doyuma götürecek sekilde desarj ve C2 kondansatörü T1 i kesime götürecek sekilde sarj olacaktir.Bu anda C1 deki artiliktan dolayi T2 doyuma ve C2 deki eksilikten dolayi T1 kesime gider. Ve olaylar anlatildigi sekilde devam eder.Yapilan açiklamalardan da anlasilacagi gibi transistörlerin durum degistirme süreleri C1 ve C2 kondansatörlerinin desarj sürelerine baglidir.Astable multivibratörün

osilasyon periyodu
T=0,7 (R1C1+ R2C2) sn dir.

Frekans ise;Eger düzgün bir kare dalga çikisi isteniyorsa bu durumda R1=R2 ve C1=C2 seçilmelidir.
Bu durumda 0,7 R1C1= 0,7R2C2 süreleri ve dolayisiyla T1 ve T2 periyotlari birbirine esit olur. Bu nedenle çalisma frekansi;

multivibratör

Uydu Anten Kurulumu ve Montajı

Montaj yapilacak yerin kesfi sirasinda 3 seye özellikle dikkat edilmelidir.

1. Anten direginin saglam bir sekilde tespit edilebilecegi bir zemin bulunmasi. (Beton platform, çati terasi, asansör makine dairesi üstü türü zeminler bu is için özellikle uygun olmaktadir.) Sabit antenler için zeminin düsey veya yatay, hatta egimli olmasi sorun degildir.

Çelik dübel ankorajinin uygun sekilde yapilabilecegi tercihan beton zemin aranmalidir. Böyle bir zemin bulunamamasi halinde çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak bu zemin hazirlanir. Kiremit çatilarda çati mahyasi anten montaj ayagi ve matkap girecek kadar kiremitler söküldükten, tahtalar kesilip açildiktan sonra, ayak çati tavan betonuna çelik dübeller ile monte edilir. Antenin ve direginin büyüklügüne göre 8-16mm arasi çapli dübeller kullanilir. Esnemesi olmayan ahsap konstrüksiyon üzerine veya balkon demirlerine de montaj yapilabilir.
2. Montaj noktasinin sözkonusu uydu azimut ve elevasyonunda gökyüzünü engelsiz görebilir durumda olmasi. ( Hareketli antenler için bu tüm sabit uydularin bulundugu Clarke kusagini görebilmesi demektir.) Ayrica montaj noktasinin yerel mikrodalga linklerinin veya kuvvetli manyetik alanlarin güzergahi üzerinde de bulunmamasina dikkat edilmelidir.
3. Montaj noktasinin servis ve ayar islemleri sirasinda, ya da daha sonra baska bir uyduya ayar degisikligi yapmak istendiginde çanagin döndürülebilmesini veya LNB’ye elle erisilebilirligi engeller bir konumda olmamasi. Çanagin mekanik olarak hasar görebilecegi siddetli rüzgarlar, atilan, uçusan objeler, konaklayan iri kuslarin güzergahinda bulunmamasi. Siddetli is, kurum, çamur, böcek istilasi, veya kimyasal kirlenmelere maruz kalinacak yerlerin seçilmemesi gerekir. Antenin görüs alani önüne daha sonra geçebilecek konstrüksiyon, insaat, veya büyüyen agaçlar antenin çalismasini engeller. Yildirim çekebilen açik alanlarda özel tertibat gerekir. Ayrica çanak anten günes isinlarini da LNB üzerine odakladigindan günesin öglen saatlerinde tam da uydunun bulundugu pozisyondan geçtigi durumlarda olusacak yüksek hararet LNB yi tahrip edebilir.

ANTENLERIN KURULUSU VE AYARI 

resim

Seçilen konuma anten direginin saglam bir sekilde tespit edilmesi anten montajinin en önemli kismidir. Hareketli (polar) antenler için diregin yere 90 derece dik tespit edilmis olmasi gerekir. Bu durum anten montaj ve ayarina geçilmeden önce ölçülerek kontrol edilmelidir. Vidalarin daha sonra rüzgar vibrasyonuyla kendiliginden gevsemesini engellemek için daima yayli pullar kullanilmalidir. Eger anten demir aksaminin kaplamasina korozyon bakimindan yeterince güvenmiyorsaniz soraki bir servis sirasinda korozyon yüzünden açilamaz duruma gelmesini engellemek için de vida ve elevasyon çubugu dislerinin ince bir gres tabakasiyla kaplanmasi tavsiye edilir. Diregin tespit edildigi zeminin bir alt kat ile su yalitimini bozmamak için hem ankrajin yapilmasi sirasinda hem de direk montajindan sonra özel yalitim önlemleri almak gerekir.
Seçilen anten kullanildigi yerin özelliklerine uygun olmalidir. Polyester (fiberglass) antenler mekanik (rüzgar yükü vs.) zorlamalara daha dayaniklidir. Ancak zamanla çatlama ve nem alarak deforme olabilme olasiligi yüksektir. Metal antenler ise sivama veya pres aluminyum veya saç, offset veya parabol olusuna göre çesitlidir. Yekpare, kaynakli veya 8-24 parçali montajli olabilir. Perfore (delikli) veya solid olabilir. Saç antenlerin kaplamasi zayifsa kisa sürede korozyon (paslanma) riski fazladir. Çok rüzgarli yöreler için tercih edilebilecek olan perfore saç antenlerde bu risk daha yüksektir. Alüminyum antenler ise, ince ve yumusak malzemeden sivanmissa kisa sürede (rüzgar v.s.) deforme olabilir. 1.2m den küçük çapli antenler için genellikle offset form tercih edilir. Parçali antenlerin ise üretimi ve montaji daha pahali ve zahmetli oldugundan genellikle tercih edilmemektedir.
Ayni çap ve özellikteki antenlerin marka ve modele göre farkli verimliliklerde olduklari unutulmamalidir.
Anten diregi seçilen antenin ayrilmaz bir parçasi olmakla beraber monte edilecegi zeminin düsey veya yatay olusuna göre uygun özellikte seçilerek temin edilir , veya bazi durumlarda kaynakla özel tarzda modifiye edilerek yapilir.
Çanak kurulacak yer ve diregin özellikleri teknik uygunluklarin ötesinde görünüm özellikleri bakimindan da ilgililerin onayina ve bulundugu yerin insaat standartlarina tabidir. Direk bütün bu esaslar gözönünde bulundurularak ve ileride sökülmesi gerektigindeki kosullar da gözönüne alinarak monte edilmelidir. .
Diregin dikligi, saglamligi ve izolasyon durumu kontrol edildikten sonra çanak montajina geçilir.
Çanak tüm parçalari dogru olarak takildiktan sonra diregin tepesine oturtulur. Bu safhada tüm tespit vidalari sikilmali ve LNB odak uzakligi kontrol edilmelidir. Çanagin parabol geometrisi hiçbir sekilde deforme edilmemis olmalidir. Tasinma veya diregin bulundugu yere çikartilmasi sirasinda geometrisini bozacak herhangi bir darbe veya stres almis olmasi çanagin verimini çok fazla düsürür. Bu bakimdan ayardan önce antenin yüzey düzgünlügü ve kenardan kenara bakilarak ayni düzlemde oldugu iyice kontrol edilir. Tam bir düzlem üzerine yatirildiginda bütün kenarlari degmeyen bir çanaktan iyi verim alinmasi mümkün degildir.
Çanagin düzleminde oldugu asagidaki sekilde gösterildigi gibi çanagin kenarindan kenarina birbirine dik iki ip (veya tel) gerilerek kontrol edilebilir. Birbirine dik ipler arasinda bosluk varsa bu bosluk sifira indirilecek sekilde çanak esnetilerek tüm çevresi bir düzlem üzerine getirilmeye çalisilir. 

resim

Ayara geçilmeden önce azimut ve elevasyon ayarlarina yarayanlar disinda tüm vidalar sikilir. LNB’nin çanagin tam ortasina baktigi ve kenar düzlemine tam dik durdugu kontrol edilir.
Antenin istenen uydu pozisyonuna ayarlanmasi için kullanilabilecek çesitli alet ve cihazlar bulunmaktadir. Çanagin mekanik olarak istenen uyduya bakar konuma ayarlanabilmesinde pusula ve egimmetre kullanilir. Bunun için öncelikle bulunulan yöreye göre o uydunun yerel ve kalkis açilarinin bilinmesi gerekir.
Türkiyenin çesitli yörelerinden en çok kullanilan 20 uydu konumuna ait gerekli azimut (yerel açi) ve elevasyon (kalkis açisi) bilgileri ile polarizasyon açilari AZ, EL, POL tablomuzda verilmistir.
Bu bilgilere göre pusulayla azimut (yerel açi) egimmetre ile de elevasyon (kalkis açisi) ayarlanir. (Bkz. Sekil 1) Her ikisinin birlikte oldukça kolay ve hassas bir sekilde ayarlanabilmesi amaciyla yapilmis özel enstrumanlar da mevcuttur.
Çanagin mekanik olarak uyduya yönlendirilmesinden sonra LNB takilarak gelen sinyal ölçülür. Bu is için de $25 -den $15.000 e kadar çesitli degerlerde enstrumanlar kullanilabilir. En ucuz ve basit olani gelen sinyali “kanarya” tabir edilen çesitli tonda ses isaretine veya ibreli bir “sinyalmetre” gösterge degerine dönüstüren enstrumanlardir. Bu enstrumanlarla azimut, elevasyon ve polarite ayarlari en yüksek isaret degerini gösterecek sekilde ayarlanabilir. Daha sofistike cihazlar ise alinacak tv, radyo, data isaretinin özelligine göre tam olarak ölçülmesini güç, gürültü enterferans durumlarinin belirlenmesini saglar.
Her durumda azimut, elevasyon ve polarite (LNB kendi etrafinda döndürülerek) ayarlari alinan sinyali en yüksek degere ayarlayacak sekilde yapilir. Son olarak odak uzakligi (fokus, LNB ile çanak arasindaki mesafe) deneyerek ve mm bazinda ölçerek kontrol edilir. LNB dogru odaklanmis ise çanaga yaklastirdiginizda da uzaklastirdiginizda da sinyal zayiflamalidir.
LNB’nin tam merkezde ve maksimum sinyal seviyesi saglayacak odak uzakliginda oldugu kontrol edildikten sonra ayar islemi tüm vidalar sikilarak bitirilir. 

lt=resim hspace=0 src="http://www.elektronikmerkezi.org/dosyalar/uydu3.gif" border=0>

Seçilen LNB ve feed alinacak yayin ve kullanici sayisi özelliklerine göre C veya Ku bandi , R/L, V/H, Single, Switchable, Wideband, Universal, Dual, Twin, Quad olabilir. Sinyal /Gürültü orani (S/N) fiyatina göre en düsük K/dB degerinde olmalidir.
Kullanim sekline göre basit LNB+Feed ya da LNBF olabilecegi gibi OMT, polarizör, depolarizör, corotor, dipleksör, multifocus (2 veya daha çok LNB grubu) gibi çesitli parçalarin kullanildigi bir asamble sekil de uygulanabilir. Antenin offset veya parabol olusuna, alinacak yayinin C/Ku bandi olusuna ya da antenin, sabit veya hareketli olusuna göre seçilecek feedhorn ve diger malzemelerin farkli olacagi unutulmamalidir.
Tek ya da çok kullanicinin bir veya daha çok çanaktan yayin alma durumlari da kullanilacak malzeme ve montaj konfigürasyonlarini farkli farkli yapmaktadir. Çok kullanicili uygulamalarda alinacak her polaritenin ayri ayri dagitim kutusuna getirilmesi esastir.
Çanak yerinden kullanicinin (TV’nin ve uydu alicisinin ya da sinyal dagitim merkezinin) bulundugu yere kadar olan kablo güzergahinin olabildigince kisa seçilmesi gerekir. 30m nin üzerinde mesafeler için sinyal kaybi dikkate alinarak özel önlemler gerekebilir. Standart olarak düsük kayipli RG6 kablo ve F tipi baglanti elemanlari seçilir. Kablonun ezilme, burulma, kilifinin çatlamasi durumlarinda sinyal verimi düserek sistemde ariza olusur. Kisa devre ve diger hatlardan kaçaklar cihazlarda hasara yolaçabilir.
Ek yerlerinden soguk havalarda vakum ile nem çekme, sicak havalarda ise buharlasma ile nem tüm kontaklara isleyerek korozyon yapmasi ve arizalara yol açmasinin engellenmesi için tüm ek yerlerinde özel izolasyon önlemleri alinma 

resim

AREKETLIANTENLERIN KURULUMU VE AYARI

1. Feed sisteminin (komple LNB grubu) merkezlenmis ve dogru odak uzakliginda oldugunu kontrol ediniz. Uydu tarama islemine baslamedan önce feed’in veriminin iyi durumda olmasi önemlidir.
2. Çanagin arkasindan baktiginizda kol (aktüatör-motor) baglantisi çanagin saginda kaliyorsa kol içeri dogru çekerken çanak saga (batiya) dogru disa dogru iterken ise sola (dogu yönünde) hareket etmelidir. Anten bu hareketi sirasinda gökyüzündeki sabit uydularin bulundugu kusagi (asagidaki sekle bakiniz) bir yay çizerek tarar. Yani hareket sahasinin en ortasinda en yukari bakar konumdadir. Bu konumda iken çanak tam güneye 180 dereceye (kuzey = 0 derece) bakacak sekilde kuzey güney ayarini (anten mount’unun kendi etrafinda dönmesine izin veren vidalari sikarak) yapiniz. Kolun çekmesiyle antenin etrafinda döndügü milin yerle yaptigi açiya SAPMA açisi denir ve bu açi antenin yerle yaptigi açi (elevasyon – kalkis açisi) na göre 5.5 derece (Sinop 5.85, Istanbul 5.74, Antakya 5.16) eksiktir. Deklinasyon (egim) açisi denilen bu açi gökyüzünde taranan yayin bombeligini degistirir. SAPMA açisi tepede ayar yapilan (ASTRA, Arapsat2A) uydunun elevasyon açisinin 5.5 derece kadar eksigi olacak sekilde ayarlandiginda kolun hareketiyle çanak tüm uydu kusagini dogruya yakin sekilde tarayabilmelidir. Bu sekilde yapilan kaba ayardan sonra esas ayara geçilir. En kolayi tarama kusaginin ortasinda ve tepesindeki (ASTRA gibi) bir uyduda kutup ekseni ve deklinasyon ofset açilarini önce ayarlayip, kuzey güney yönünü ise kenar uçlardaki (PAS4, Intelsat 601 gibi) bir uyduda ayarlamaktir. Buradaki basit kural elevasyon ayarlarinin yüksekteki (26.0° Dogu Arabsat 2A veya 19.2° Dogu Astra gibi), kuzey güney ayarinin ise ufka yakin alçakliktaki (100.5° Dogu Asiasat2 veya 37.5Bati Orion 1 gibi) bir uyduda yapilmasidir
3. Tüm elektrik baglantilarini kontrol edip cihaza ceryan veriniz.
4. Kusagin ortasinda tepede (ASTRA veya Eut IIf3) zayif da olsa bir sinyal yakalamaya çalisilmalidir. Bunun için yukarida sözü edilen türde bir sinyal ölçüm cihazi gerekebilir.
5. Sinyali aldiktan sonra bir yayin frekansina ayarlanarak sinyal siddeti en çok olacak sekilde hafifçe dogu veya batiya kimildatilmalidir. Daha sonra alinan sinyali arttiracak sekilde kutup ekseni açisi yeniden ayarlanir. 

resim

6. Feed sisteminizi sinyal siddetini arttiracak sekilde tekrar ayarlayiniz. Bu feed sisteminizin son ayaridir. Bu ayara bir daha dokunmayiniz.
7. Kusagin bir ucundaki (PAS4 veya Orion 1 gibi) bir baska uyduya geçerek ikinci bir kanala ayarlanmayi deneyiniz. Burada ve 4 deki sinyal yakalama sirasinda tarama(scan) özellikli bir uydu alici veya enstruman oldukça yararli olur. Aksi halde cihazi frekans ve polaritesini bildiginiz ve o sirada yayini olan bir kanala ayarlamak gerekir. Eger hedeflediginiz uydu yayinini alamazsaniz yukarida 4 de buldugunuz uyduya daha yakin bir baska uydu seçerek ayni islemi yapmalisiniz. Eger merkezdeki uydunun yakinindakiler disinda bir uydu yakaliyamiyorsaniz kuzey güney ayariniz önemli ölçüde hatali demektir. (Bkz. Sekil 3)
8. Buldugunuz ikinci uydudaki bir kanali frekans, polarite, dogu bati ayarlariyla olabilen en iyi sekilde ayarlayiniz.
9. Alinan sinyalin artmasi için antenin yukari mi kalkmasi asagi mi inmesi gerektigini belirleyiniz. Herikisi de degilse anteni bulundugunuzun aksi (dogu-bati) istikamette en uçtaki bir uyduya çeviriniz. Tüm uydular tam yerinde görünüyorsa (nadiren olur) madde 12 ye atlayiniz. Eger ayar gerekiyorsa asagidaki sekle bakarak anteni hangi yönde çevirmeniz gerektigine karar verebilirsiniz.
10. Kuzey güney ekseni ayarini dogru yönde hafifçe degistiriniz.
11. Ilk buldugunuz uyduya geri dönerek kusagin tam yerine oturtabilmek üzere yukaridaki islemleri tekrarlayiniz. En iyi sonucu alabilmek için bu islemin ortada en tepedeki uydu disinda en bati ve en dogudaki uydular için de tekrarlanmasi gerekir.ümkünse ortada, bati ve dogu uçlarindaki üç uyduda ayni polarite formatinda çalisir durumda yayini olan kanallar seçiniz. Skew (polarite kaymasi) ve video ince ayarlariyla son defa oynayarak bir uydudan en yüksek sinyal seviyesi alacak ayarlamayi yapiniz. (Islem sonuna kadar bu ayarlar sabir kalmalidir.) 4 den 9 a kadar olan adimlari her üç uyduda da en yüksek degeri okuyacak sekilde tekrarlayiniz. Bu noktada deklinasyon ofset açisini da hafifçe düzeltmeniz gerekebilir. Her üç uyduda da en yüksek okuma degerini istikrarli bir sekilde elde edinceye kadar muhtemelen birkaç defa gidip gelmeniz gerekecektir. 
resim

Son olarak en zayif sinyal alinabilen uydular ve kanallar denenir. Ayarlar iyilestirilerek eger tüm kusak üzerindeki uydulardan en -yüksek sinyal seviyeleri alinabiliyorsa anten ayari bitmistir.
13. Tüm vidalar sikilirken sinyal seviyelerinin azami degerinde kaldigi gözlenmelidir
14. Yukaridaki tüm islemler sirasinda kol(actuator arm) hareketinin mekanik veya elektriksel sinirsiz olarak yapildigi farzedilmistir. Anten ayarlari bitirildiginde kol da Dogu (E) ve Bati (W) heriki yöndeki sinirlarina uygun mekanik sinirlara varacak sekilde ayarlanarak sikilir. Kol ayrica içindeki nihayet mikrosalterleri sayesinde elektriksel olarak bu sinirlara varmadan kendi kendini durdurur. Kolun takilisinda tutucu bilezigin kaydirma yapmayacak sekilde çok iyi sikilmis olmasina, çanaga baglandigi mafsal noktasinin bosluk olmayacak ve sikisma yapmayacak durumda olmasina, motor kisminin üzerinde isaretlendigi gibi (içine su girmesi durumunda kolayca disari çikmasini engellemeyecek tarzda) yukari dogru durmasi ve contalarinin sikili olmasina ve elektriksel baglantilarinin dogru yapilmis olmasina özellikle dikkat edilmelidir. 

resim

15. Anten ayari bitirildikten sonra, antenin uydu alicisi, video cihazi televizyon, müzik seti gibi diger cihazlarla olan “k
lasik” baglanti düzeni yukaridaki sekilde yapilir. DiSEqC 1.2 sistemli polar anten düzeninde ise baglanti çok daha basit olup, antenden uydu alicisina sadece bir koaksiyel kablo gelir, TV, VCR gibi cihazlara ise sadece bir standart SCART kablo baglanir.

www.edevreler.com ‘dan alıntıdır.

Baskı Devre Çıkarma

Elektronik cihazlar, bakır plaket üzerine monte edilen elektronik elemanlardan meydana gelirler. Elektronik devre şemaları, baskı devre şemalarına dönüştürülecek bakır plakaya aktarılır. Bu işleme baskı devre çıkarma tekniği denir.

Yani devreyi oluşturan devre elemanlarının bir araya getirilerek belirli bir düzene getirilmesidir. Bu üretimi hızlandırır, maliyeti düşürür ve cihazların daha küçük olmasına ( az yer kaplaması ) sebep olur. Bu işlem yapılırken devrenin şeması yani hangi devre elemanının hangi pin ( bacak ) ‘in nere bağlanacağı planlanır. Daha sonra board tabir edilen baskı görünüşü çizilir ve bu baskı görünüşünden yararlanılarak baskı devre çıkarılır. Günümüzde baskı devre çıkartma yöntemi üç şekildedir. Basit bir işlem için kalem tekniği, orta düzey için pozitif 20 tekniği, gelişmiş ve seri üretimler, fabrikasyonlar için serigrafi tekniği kullanılır.

KALEMLE ÇİZME:

Baskı devrelerde kalem ile baskı devre yapılacağı zaman aşağıdaki malzemeler kullanılır;

* Bakır plaket
* Baskı devre kalemi
* Perhidrol
* Tuz ruhu
* Testere
* Yüksel devirli küçük matkap

Baskı devre çıkartılacağı zaman aşağıdaki yollar incelenir;

1- Devrede kullanılacak elemanlar temin edilir. Elemanların boyutları önemlidir. Bu kağıt üzerindeki ölçümlendirmelidir. Çünkü çıkartılacak baskı devrede bir devre elemanın gerçek boyutundan küçük veya büyük olarak çıkartılırsa kullanılacak devre elemanı büyük yada küçük gelecektir. Ve baskı devreye monte edilemeyecektir.

2- Kağıda hatlar birbirini kesmeyecek şekilde baskı devre şeması çizilmelidir. Aksi takdirde saçma sapan bir tasarım çizmiş olursunuz devrede çizilen yanlış bağlantılar kısa devrelere sebebiyet vererek çalışmayan bir devre tasarlayıp ve baskı devresini çıkarmış olacaksınız. Böyle bir durumda emekleriniz boşa gidecektir. Çalışan bir şeyler yapmak istiyorsanız çizimlerinize dikkat etmelisiniz.

3- Baskı devre şeması kullanılacak elemanların ayak ölçülerine göre en küçük hale getirilip elemanlar baskı devresinin üzerine yerleştirilip malzemeler plaket üzerine yerleştirilir.Baskı devrenin alt görünüşü ve üst görünüşü olmak üzere iki durum söz konusudur. Bu durumda çizimlerde de dikkat edilmelidir. Örneğin bir entegrenin önden görünüşü 1 nolu pinine karşılık gelirken arka görünüşünde son numaralı pini olur ve entegreyi doğru monte etmeniz söz konusu değildir. Yine yanlış bir devre tasarlamış olursunuz. Sanırım bu durumda gene çalışan bir tasarım söz konusu değildir.

4- Üçüncü maddedeki bir durumla karşılamamak için , yerleştirme planının tersi başka bir kağıda çizilir.Çizimin tersi aynen kopya edilir ve tersi elde edilmiş olunur.

5- Tasarlanacak devrede istenilen plaka boyutu ölçülerek testere ile kesilerek istenilen board ( plaka ) elde edilir.

6- Bakır plaka temizleyici madde ile çok iyi bir şekilde temizlenir. Bol su ile yıkandıktan sonra durulayıp kurutulur. Buradaki temizleme işleminin yararı bakır yolar üzerindeki oksitlenmeyi önlemektir.

7- Kağıtta çizili olan baskı devre şemasını karbon kağıt ile bakır plakete aktarılır. Bakır plaket üzerine çizilen baskı devre şemasını baskı devre kalemiyle düzgünce çizilir. Bu aşamasa tasarlanan devre bakır plaka üzerine kopya edilmiş olunur.

8- Bakır plaketin girebileceği büyüklükte bir kaba bir perhidrol kapağı ölçekte perhidrol, dört perhidrol kapağı ölçekte de tuz ruhu karıştırınız. Böylece bize lazım olan bakırı eritecek ama baskı devre kaleminin mürekkebini eritmeyecek eriğik asit elde edilmiş olunur. Daha açıkçası tuzruhunun asidik özelliği yüksektir eğer sade tuzruhuna atarsak plaka üzerinde hiç bir bakır kalmayacaktır yani bize gerekli yollarda erimiş olacaktır. Perhidrol kullanarak tuzruhunun asidik özelliğini indirgemektir ( düşürmek ) . Bu karışımı deneme yanılma yöntemiyle de ne kadar tuzruhuna ne kadar perhidrol kullanılacağını bulabilirsiniz.

9- Plaketi, hazırladığınız eriğin içerisine atınız. Çizilen hatların dışındaki tüm bakır plaka çözülene kadar bekleyin. Ve size lazım olan hatlardan başka hiç bakır kalmayınca çıkartınız.

10- Bakır plaket üzerine baskı devre çıktıktan sonra bol suyla yıkayarak kurutulur. Kimyada asitlerle deney yaparken su kullanılır su bütün maddelerin çözücüsüdür. Bu nedenle her zaman yanınızda su bulunsun.

11- Kullanılan elemanların bacak kalınlıklarına göre, matkap ucu seçilir ve markalı yerler delinir.

12- Bakır hattın ters yüzüne elektronik elemanlar nereye yerleştirilecekse, yerleştirilir.

13- Lehimleme işlemleri kısa devre meydana gelmeyecek şekilde yapılır. Devreye gerilim vererek devre çalıştırılır. Ve böylece sizde tasarladığınız yada tasarlanan bir elektronik devreyi çalışır hale sokmuş oldunuz. Çalışmalarınızda size başarılar…

UYARI :Baskı devre çıkarırken asit bölümünde ( tuzruhu perhidrol karışımında) çok dikkatli olunmalıdır. Baskı devre çıkartırken karşılaşılacak tehlikelerden biz sorumlu değiliz.
POZİTİF 20 İLE:

Pozitif 20 ile baskı devre çıkartırken gerekli malzemeler ;
* Bakır plaka
* Aydınger veya naylon
* Letraset, çini mürekkep
* Temizlik malzemesi
* Kıl testere
* NaOH
* FeCl3
* Ilık su
* Kurutma fırını
* Bozlandırma sistemi
* Matkap
* Karanlık oda

Devrede kullanılan elemanlar temin edilir. Elemanların boyutları çizimde ve montajda önemlidir. Kağıt üzerinde hatlar birbirini kesmeyecek şekilde ölçekli olarak baskı devresi çizilir Yerleşme planının tersi başka bir kağıda çizilir. Bu çizilen bakır plakete çıkacak olan baskı devre şemasıdır.

Baskı devre şeması ölçeğinde bakır pertinaksı ( plaket )kıl testere ile kesilir. Bakır plakanın üzerine pozitif 20 sürüleceği için yüzeyin yağdan tamamen arındırılmış olması gerekir. Bakır plakanın temizleyici madde kullanılarak nemli bir bezle kir, pas ve yağı gidene kadar yıkanır. Temizleme işlemi tamamlandıktan sonra musluğun altına tutulur. Kurulandıktan sonra parmak izi kalmamasına dikkat edilir.

Temizlenmiş, kurutulmuş bakır plakaya pozitif 20 atılması için karanlık odada çalışılır. Odanın aşırı karanlık değil de loş bir ışığa sahip olması tercih edilir. Pozitif 20 -10 C’lik bir ortamda saklanmalıdır. Aynı zamanda pozitif 20 ile baskı devreler hem düzgün , hem de kolay bir şekilde çıkar. Bakır plaka yatay fakat hafif eğimli olarak düzgün bir zemine konulur. Sprey 20cm mesafeden püskürtülür. Püskürme işlemi plakanın bir köşesinden başlayarak paralel şeritler halinde yapılmalı, plakanın her yerine aynı miktarda püskürmeye dikkat edilir. Püskürtme ile kaplama işlemi biter bitmez, plaka karanlık bir yere konulur. Plakanın üzerine toz konmaması için dikkat edilmelidir.

Pozitif 20 püskürtüldükten sonra plakanın kurutma işlemi hemen yapılmalıdır. Karanlık bir ortama bırakılan kart kendi imkanlarıyla normal olarak 24 saatte kurur. Fakat işlemlerin çabuk olması için kart ısı ayarlı fırında kurutulur. Fırın ısısının 70 C’ye ayarlanması gerekir. 20 dakikada kurur. 70 C’nin üzerindeki ısı ve 20 dakikanın üzerindeki süre karta zarar verir.

Bundan sonra yapılacak işlem potlandırmadır. Potlandırma işlemi karanlık odada yapılmalıdır. Daha önce aydınger veya naylon üzerine hazırlanan baskı devre cam yüzeyin üzerine şeffaf bir bantla tutturulur. Üzerine bakır plaket yatırılır.

Bundan sonra ışıkta bırakma süresi önemlidir. Işık
kaynağını olarak çeşitli lambalar kullanılabilir. Işığa bırakma süresi lambanın cinsine ve plakaya olan uzaklığa bağlıdır. Potlandırmada dikkat edilmesi gereken bir noktada plaka lambanın altına konmadan önce 2-3 dakika beklenerek asıl etkiyi yapan ultraviole tam güçte emisyonu için zaman bırakmak, plakayı ışığın altına daha sonra koymaktır. Lamba cinsine göre potlandırma işlemi gerçekleştirilir

Lambanın plakaya olna uzaklığın ve poz süresinin ayarlanması ;

.
Kart üzerine baskı devre potlandırıldıktan sonra banyo işlemine geçilir. Banyo çözeltisi hassas bir şekilde hazırlandıktan sonra bakır tabakasının çözünmesi daha az hatalı olur. Bir litre suyun içerisine 7gr NaOH konulur. Banyo hazırlandıktan sonra potlandırılmış olan bakırlı plaka çözeltisinin içerisine atılır.500W 20 cm 3 dak 300W 25 cm 30-60 sn 2 yada 3 dakika sonra ışık gören yerlerin eriyerek dağıldığı gözlenir.

Letraset veya çini mürekkeple çizilen kısımların altında kalan kısımların ışık görmediği için olduğu gibi kalır. Şayet yeterli süre seçmesine rağmen hiçbir yer erimiyorsa, poz süresi yeterli olmamış demektir veya bunun aksi erimemesi gereken yerlerde eriyorsa, poz süresi fazla gelmiş demektir. Her iki durumda da çalışmaya devam edilmemeli bakır plaka asetonla temizlenip işe yeniden başlanmalıdır.

Bakır plaka belirlenen süre sonunda banyodan çıkarılmalı, bol su ile yıkanmalıdır. Bundan sonra plakayı artık karanlık odada tutmaya gerek yoktur. Sıra pozitif 20′nin banyoda erimiş olan kısımlarının altından gözüken bölgelerdeki bakırların yedirilmesi işlemine gelinir. Bunun içinde ayrı bir banyo hazırlanır.

En uygun banyo 100gr FeCl3 150gr Su ‘dur. Bakır plaka hazırlanan çözeltinin içerisine atılarak 40-50 C’de ısıtılır. Işık almayan letrasetin altındaki bakır kısımların dışındaki tüm bakır tabaka gözükür. Plaka banyodan çıkarılarak bol su ile yıkanır. 9.) Son işlem olarak baskı devresi asetonla silinerek temizlenir. Kart matkapla delinir. Elektronik elemanlar dikkatli şekilde monte edilerek tasarım aşaması gerçekleştirilir.

SERİGRAFİ YÖNTEMİ:

İpek baskı yöntemi seri imalatlarda kullanılır bu yöntem için ;

* Bakır plaka
* Aydınger veya naylon
* Letraset,çini mürekkep
* Temizlik malzemesi
* Kıl testere
* Tahta üzerine iyice gerilmiş ipek
* Serisrol
* Hızlandırıcı
* Plastik veya karıştırıcı çubuk
* Rahle
* Pozlandırma masası
* Isıtıcı
* İpek üzerine konacak ağırlık
* Tazyikli su
* Matbaa mürekkebi
* Selilozik tiner
* Çamaşır suyu
* Baskı devre kabı
* Perhidrol
* Tuzruhu
* Matkap
* Karanlık ve loş oda

Malzemeler ve ortam temin edildikten sonra aşağıdaki elektronik flaşör devresini ipek baskı tekniği ile çıkaralım; Devrede kullanılacak elemanlar temin edilir. Elemanların boyutları yerleştirme planı ve yerleştirmede önemlidir. Kağıt üzerinde hatlar birbirini kesmeyecek şekilde ölçekli olarak baskı devresi çizilir. Çizilen baskı devre yerleştirme planıdır.

Yerleştirme planının tersi başka bir kağıda çizilir. Bu çizilen bakır plakete çıkacak olan baskı devredir. Pozlandırma masasını üzerine asetatta bulunan baskı devre yüzeyini bantla yapıştırırız. Çalışma odası karartılır. Bu ipek üzerine sürülecek karışım hazırlanır. Plastik kabın içerisine bir kahve fincanı ölçeğinde serisrol koyduğumuz serisrolün 1/10 ölçeğinde hızlandırıcı koyarak, çubukla karıştırırız.

Tahta çerçeve içerisine gerilmiş ipek üzerine hazırlanan karışım dökülür. Karışımı yayacağımız alan asetat üzerine çizilen baskı devre şemasının alanından biraz daha fazla olmalıdır. İpek üzerinde duran karışım rahle ile homojen bir şekilde yayılır. İpek karışımı her alanda eşit miktarda olmalıdır.Tahta çerçeve içerisinde bulunan ipeğe sürülen karışım, yine karanlık ortamda saç kurutma makinasıyla kurutulur.

İpek iyice kuruduktan sonra karışımlı kısım pozlandırma masası üzerine yapıştırılmış baskı devre şemasının üzerine yerleştirilir. Üzerine dışarıdan gelebilecek ışıkları engellemek için kitap, karbon vb. ağırlık konulur.

Pozlandırma işlemini yapabilmek için ultraviole ışık açılır. Poz süresi hazırlamış olduğumuz hızlandırıcı miktarına göre ayarlanır. Hızlandırıcı miktarı az ise poz süresi az, hızlandırıcı miktarı fazla ise poz süresinin fazla olması gerekir. Bu süre 2 dakika ile 5 dakika arasında değişir. Poz süresi aynı anda ışık şiddetinede bağlıdır.

Pozlandırma işleminden sonra ipeği bol tazyikli suyun altına tutarak iyice yıkanır. Bu anda bakır hatların olacağı kısımdaki karışım dökülecek diğer taraflar kalacaktır.

Işığı açarak, ipek kurutulur. Baskı devresi çıkacak şemanın ölçeğinde bakır plaket kıl testere ile kesilir. Temizlik maddeleri ile iyice temizlenir. İpek üzerine çıkardığımız baskı devre şemasını bakır plakete aktarabilmek için yeni bir karışım hazırlanır. Plastik kap içerisine bir kahve fincanı ölçeğinde matbaa mürekkebi konulur. İnceltmek için selülozik tiner katılır. Karışım homojen olarak iyice karıştırılır.

Bakır plaket ipek üzerindeki şemaya denk gelecek şekilde yerleştirilir. Karışımı yeterli miktarda dökerek rahle ile düzgün şekilde çekilir. Kart düzgün şekilde ipeğin altına alınır. İpek daha sonraki karışımlarda kullanılmak için hemen selilozik tinerle silinir.

Baskı devre çıkarma kabının içerisine bir perhidrol kapağı ölçekle perhidrol, dört ölçekte tuz ruhu atılır. Plaket hazırlanan eriğinin içerisine atılır. Devre şeması hatlarının dışındaki tüm bakır plaka çözülene kadar beklenir. Plaket çıktıktan sonra bol su ile yıkanır. Elemanların bacak kalınlıklarına göre, matkap ucu seçilir, markalı yerler delinir. Elemanlar yerleştirilir. Lehimleme işlemleri kısa devre meydana gelmeyecek şekilde dikkatlice yapılır. Devreye gerilim vererek devre çalıştırılır.

Baskı Devrelerinin Yapımı ;

Elektronik ile uğraşanlar arasında baskı devre kullanımı giderek zorunlu(!) hale gelmiştir. Çünkü bu durumda mekanik yapı ve elemanların yerleştirilmesi oldukça kolaylaşır. Baskı devreler “plaket” üzerine çizilerek oluşturulur. Plaket, başlangıçta 1-2 mm kalınlığında çıplak bir sert kağıt (pertinaks) veya epoksi plakadır.

Bu plaka üzerine bakır folyo serilir ve daha iyi tutsun diye özel bir reçine ile yapıştırılır. Bakır katın kalınlığı 35-70 µm kadardır. Bu şekilde bir veya iki yüzü bakırla kaplanmış plakalar elektronik malzemesi satıcılarında bulunur. Standart büyüklük Avrupa formatı’dır. (100mm x 160mm) ve plaketler bu büyüklüğün tam katları şeklinde kesilmiş olmalıdır. İşte bu malzeme, baskı devre yapımında esastır ve profesyonel baskı devre imalatçıları tarafından da hazır olarak alınmaktadır.

Baskı devre plaketlerinin hazırlanmasında en zor ve oyalayıcı adım, elde bulunan devre şeması veya deney düzeninden baskı devre planının elde edilmesidir; iletken yollar birbirini kesmelidir. Tabii iki yüzlü (hatta çok katlı) baskı devreler de hazırlanabilir. Karmaşık devrelerde, yolların en iyi durumunu bulmak için kurşun kalemle taslak hazırlamak kaçınılmazdır.

Çok basit devrelerde ise yollar aside dayanıklı bir kalem ile doğrudan bakır üzerine çizilebilir. Hatta, aşırı basit bir devrede plaket hazırlanmadan tamamen vazgeçilerek, delikli plakalar kullanılır.
Baskı devre hazırlamada kullanılan çok çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemlerden biri de başarılı sonuçlar veren pozitif-fotorezist yöntemidir. <
BR>
Bu yöntemde saydam kağıt (Aydınger) üzerinden çini mürekkebi ile koyu ve tam örtücü olarak çizilmiş pozitif, yani bakır yolların siyah olduğu, bir film kullanılır. 90 g/m2 ağırlığında ve üzerinde 2.54 mm aralıklı çizgiler basılmış kareli Aydınger kağıdı en uygun malzemedir. Bu çizgilerin UV- ışığı geçirmeleri yani açık mavi renkli olmaları gerekir.

Koyu kısımların ışık geçirmezliğini sağlamak için genellikle bir taraftan çizmek yeterli olmamaktadır. Bu nedenle de aydıngerin iki yüzden boyanmasında fayda vardır. Çini mürekkeple çizim için yeterli deneyime sahip bulunmayanlar, Letraset benzeri çıkartmalar ve şeritler kullanabilirler. Bu yaprakların üzerinde çeşitli büyüklük ve kalınlıkta lehim adaları, yollar, köşeler ve semboller vardır.

Yolların ince olmasını gerektiren kalabalık ve karmaşık devrelerde baskı devre filmini tersten yapmak ve ışıklandırma sırasında çıkartmaların bulunduğu yüzün aşağıya gelmesini sağlamak gerekir. Yoksa, ışığın kenarlarda kıvrılması sonucu yollar incelebilir. Şimdi artık eldeki baskı devre planı bakır yüzey üzerine aktarılmalıdır. Yani yolları bırakıp geriye kalan bakırı sıyırmak için bir yol bulunmalıdır.

Bunun için bakır, aside dayanıklı ve ışığa duyarlı bir film ile kapanır. Bu film ışıklandırılıp banyo edildikten sonra açıkta kalan bakır kısımlar uygun aşındırıcı malzeme ile çözülebilir. Bakır yüzey pozitif 20 ile kaplanmadan önce bir mekanik temizleme tozu yardımıyla yağ ve asitlerden arındırılmalıdır. Temizlikten sonra temizleme maddesi su ile akıtılır

Bakır üzerinden yekpare bir su filmi oluşması yüzeyin temizliğinin göstergesidir. Fotorezist-lak ın bakır üzerinde her tarafa eşit dağılması için plaket tamamen kurutulmalıdır. Ya da bez yerine saç kurutma makinesi kullanılması atıklar bırakmadığından daha uygundur. Ancak bakırı fazla ısıtıp bozmamak için arada 20 cm.lik bir uzaklık bırakılmalıdır. Sprey şeklindeki lak’ın sıkılması gün ışığında gerçekleştirilebilir. Ancak lak UV- ışığa duyarlı olduğundan, doğrudan güneş ışığını görmesi engellenmelidir.

Sprey 20 cm kadar uzaklıktan yatay olarak duran plaket üzerinde sanki bir yılanın yolu çiziliyormuş gibi sıkılmalıdır. Bu şekilde oluşan filmin kurutulması karanlıkta yapılacaktır. Kurutma işlemi oda sıcaklığında 24 saat sürer, bu da tabii çok uzun bir süredir. Bir fırın kullanılırsa işlem süresi çok kısalır. Lak ile kaplanmış plaket soğuk fırının içine konur ve sıcaklık yavaş olarak 70 şC’ ye çıkarılır, 30 -45 dakika sonra lak kurumuştur ve ışıklandırmaya hazırdır. Kurutma daha yüksek sıcaklıkta ve /veya daha uzun süre yapılırsa , lak pişer ve ışığa duyarlılığı kaybolur.

Işıklandırma için hazırlanmış olan baskı devre filmi plaketin lak’lı yüzüne konur. Filmin tamamen yapışması için de 2 mm kalınlığında bir cam parçası kullanılır. En uygun ışık kaynağı UV- ampulü, örneğin cıva buharlı ampul veya yapay güneş ışığı ampuludur.

Pozitif 20′nin duyarlı olduğu ışığın dalga boyu üretici verilerine göre 360-410 nm arasındadır. Lamba ile ışıklandırılan plaket arasındaki uzaklık 25- 30 cm, ışıklandırma süresi ise lambanın gücü ve lak kalınlığına göre 1-5 dakika arasında olmalıdır.

En iyi değer bir çok deneme sonucu elde edilir ve her zaman aynı kalınlıkta kaplama yapılmasına dikkat edilerek, bulunmuş olan bu değer kullanılır. İlk defa baskı devre yapan birisi için banyo işlemi en heyecanlı adımdır. 7gram NaOH bir litre su içinde tamamen çözülür. Bu orana dikkat edilmesi gerekir. Konsantrasyon fazla olursa ışık görmemiş yerlerde çözülür.

Banyo sıvısı plaketin üstünü tamamen örtmelidir. Çözelti aynen film banyosunda olduğu gibi yavaşça hareket ettirilir, böylece plaketin üzerine her zaman temiz banyo sıvısı gelir ve çözülmüş parçalar uzaklaşır. 2-3 dakika içinde “resim” ortaya çıkmalıdır, eğer hala bir şey gözükmüyorsa ışıklandırma çok kısa olmuş demektir. Her şey yolunda ise bakır yüzey üzerinde koyu renkli yollar ortaya çıkar.

Banyo bitiminde plaket su ile iyice yıkanarak NaOH’tan temizlenmelidir. Banyo sıvısı ile temas ederseniz, temas yerini hemen bol su ile yıkamalısınız. Eğer bu işlemler sırasında yanınızda limon veya sirke bulundurursanız, asit içeren bu madde ile NaOH’ ı nötralize ederek etkisini giderebilirsiniz. Şimdi artık sıra açıkta kalan bakırın yedirilmesine gelmiştir. Pozitif 20 kullanıla gelen asitli banyolara dayanıklı olduğundan, demir III klorür,amonyumpersulfat ve krom asidine baş vurulabilir.

Bu banyolar %30-40 konsantrasyonlu olarak hazırlanırlar ve bir ısıtıcı üzerinde 40 -50 ºC sıcaklıkta tutulurlar. Banyo kabı olarak metal kap kullanılmaz, ısıya dayanıklı cam tencereler(pyrex) işinizi görür. Aşındırıcı banyoyu ille de kendileri hazırlamak isteyen şu reçeteyi kullanabilirler:

7 kısım %35 tuz ruhu 1 kısım %30 hidrojenperoksit 25 kısım su Bu karışımın çok keskin bir kokusu vardır. Ve biraz dumanlıdır. Aşındırma etkisi çok kuvvetli olduğundan dikkatle kullanılmalıdır. Acemi olanlar, işlem daha yavaş sürdüğünden, ilk sözü edilen maddelerle çalışmalıdırlar.

Karışımın reçetede verilenden daha konsantre olmamasına dikkat edilmelidir, yoksa banyoda kısa süreli bir köpürmeden sonra elinizde sadece pertinaks plakası kalır. Karışım sırası da yukarıdaki listeye uygun ve sondan başa doğru olmalıdır. Yoksa tersi yapılıp ta su asit içerisine içine boca edilirse, karışım kaynayıp etrafa sıçrar. Yedirme işleminden sonra plaket.

Üzerinde hiç hiçbir artık kalmayacak şekilde akan su altında durulanır. İletken yollar üzerinde hala aside dayanıklı olan lak bulunmaktadır. Bu kat da Aseton veya Nitro Verdünner ile kaldırılabilir.

Artık açıkta kalmış olan ve uzun süre dayanmasını istediğiniz bakır kısımların koruyucu lehim lakı ile kaplanması gerekir. Hazır laklar kullanılabileceği gibi alkol veya tiner içinde eritilmiş reçine de işimizi görür. Baskı devre şimdi deliklerin delinmesi ve elemanların yerleştirilmesine hazırdır.

www.edevreler.com ‘dan alıntıdır.

Pozitif 20 ve PNP Kagıdı İle Baskı Devre Hazırlama tekniği

—————pnp kağıdı ile baskı devre—————–

Merhaba
arkadaslar sizlere P-N-P kagıdı ile baskı devre hazırlamayı anlatacagım bu bilgide kendi kutuphanenizin bir rafında dursun bir gun lazım olur

P-N-P nedir :pnp kagıdı ozel olarak hazırlanıs a4 ve a3 boyutlarında olan bir tarafı mavi renkte diger tarafı asetat kagıdına benzer bir kağıt
1-hazırladıgınız baskı devre semasını lazer printer ile cıkaracaksınız fakat pnp kagıdına kagıdın mavi yuzune gelecek sekilde
burada lazer printer’ın koyulugu artırılırsa daha iyi olur
2-printerda cıkan bu pnp kagıdını cok iyi temizlenmiş(buna cok onem verin bakır plaketininz cok cok temiz olmalı)bakır plaketinizin ustune getirip kenarlarından bant ile saglam bir sekilde tutturun
3-simdi elinize bir utu alın ayarını pamuklu yunlu ye getirin ve kartınızın uzerine ince bir bez parcası koyup karı 4-5 dakikka utuleyin(bu süreyi bir kac denemeden sonra kendiniz daha iyi oturtursunuz)
4-utuleme bittikten sonra pnp kagıdını plaketin uzerinden cıkarmak icin plaketinizi iyice sogutun unutmayın kart iyice sogumadan pnp yi cıkartmaya calısmayın tamamen soguduktan sonra pnp kagıdını kenardan kenardan yavas yavas cıkarın
evet artık plaketiniz hazır durumda eger ufak tefek silikler olursa baskı devre kalemi ile rütüş yapın

—————-POZITIF 20 İLE BASKILI DEVRE HAZIRLANMASI—————–

1. İlk olarak herhangi bir Computer Aided Design ( baskılı dvre çıkarma programı) Programı ile baskı devre şeması hazırlanır. Hazırlanan şemadaki yolların kalınlığı, lehim yapılacak yerlerin büyüklükleri baştan doğru bir şekilde belirlenmelidir. Aksi takdirde devreyi yaptıktan sonra sorunlar yaşanabilir.
2. Hazırlanan şemaların 1/1 oranında aydinger yada asetat kağıdına çıktısı alınır. Burada dikkat edilmesi gereken şey alınan çıktı üzerindeki yolları ışığa tutup baktığınızda yolların koyu görünmesidir. Çıktının lazer printer yada fotokopi makinasından alınmasını öneririm. Eğer lazer printerınız yoksa inkjet printerdan beyaz A4 kağıda çıktı alıp bunu fotokopi ile aydinger yada asetata transfer edebilirsiniz. Son bir ek olarak da ben size aydinger kağıdı kullanmanızı tavsiye ederim çünkü aydinger kağıdının üzerindeki mürekkep daha koyu oluyor.

3. Işık geçiren kağıda çıktı alındıktan sonra sıra devrenin yapımı işlerine gelmiştir. İşlemlere başlanmadan önce devreyi çıkaracağımız bakır kaplı plaketin temiz olması çok önemlidir. Bunun için vim, alkol, gabilacı gibi bir temizlik maddesi kullanılarak plaket her türlü kirden ve yağdan arındırıl-malıdır.eger çok kirlenmişse sıfır su cam kağıtı ile camkağıtlanabilir. Devreyi temizledikten sonra bakır kaplı yüzeye yada yüzeylere elle temas edilmemelidir.

4. Bundan sonraki işlemler Positive 20 maddesinin özelliğinden dolayı karanlık odada gerçekleştirilecektir. Karanlık odada sarı florasan lamba ile çalışabilirsiniz. Bu ışığın positive 20 ye etkisi yoktur. Karanlık oda hazırlandıktan sonra sıra Positive 20 nin bakır kaplı yüzeylere püskürtülmesine gelmiştir. Bunu anlatmadan önce işlemleri daha kolay kavrayabilmeniz için positive 20′nin ne olduğuna değinmek istiyorum. Positive 20 elektronik malzeme satıcılarında bulabileceğiniz bir spreydir. Plaket üstüne sıkıldığında bakır üstünde koyu mavi bir tabaka oluşturur. Positive 20 ışık altında bekletilip NaOH çözeltisine atılırsa tamamen kaybolur. İşte bu özelliği baskı devre yapımında kullanılmaktadır. Ne demek istediğimi ilerki aşamalarda daha iyi anlayacaksınız.

Işığa maruz kalan Positive 20 + NaOH Çözeltisi >> Positive 20 bakırı terk eder.

Positive 20 bakır yüzeye 15cm mesafeden sıkılmalıdır. Ancak burada bir püf noktası vardır. Tüm yüzey positiv 20 ile kaplanmadan önce plaketin üstüne çok az positive 20 sıkılır ve tüm bakır üstüne yayıldıktan sonra bir kenardan dışarı atılır. Bu işlem positive 20 bakır yüzeye sıkıldığında plaketin her yerine eşit oranda yayılmasını sağlamak açısından önemlidir. Şimdi positive 20 bakır yüzeye püskürtülebilir. Püskürtme işlemi yatay zig-zag hareketleriyle bir defada yapılmalıdır. Bundan sonraki işlemlerin doğruluğu açısından en önemli nokta burasıdır. Positive 20 tüm bakır yüzeye eşit oranda sıkılmalıdır. Seyreklikler ve yoğunlaşmalar olmamalıdır!.

5. Plaket üstüne sıkılan positive 20′nin kurutulması gerekmektedir. Oda şartlarında kuruma 24 saatte gerçekleşecektir. 50-70° C sıcaklıktaki bir ısıtıcıda kuruma işlemi 3-5 dakika sürecektir. 70°C üzerindeki sıcaklıklarda positive 20 bozulacağından daha yüksek sıcaklıklara çıkılmaması gerekmektedir. Kurutma tamamlandığında bakır üstünde ince bir positive 20 katmanı oluşmuş olacaktır.

6. Kurutmadan sonra yapılacak işlem aydingere çıkarılan baskı devre şemasının positive 20 ile kaplanan yüzeye yerleştirilmesidir. Eğer tek yüzlü devre tasarlanıyorsa düz bir zemin üstüne (örneğin 30x30cm ebatlarında cam parçası) plaket konulur (positive 20 kaplanan yüzeyi üstte kalacak şekilde). Devre şemasının çıkartıldığı kağıt düzgün bir şekilde positive 20 tabakasının üstüne yerleştirilir ve bantlarla cama sabitlenir. Bu durumda en üstte aydinger kağıdı, altında positive 20 kaplı bakır plaket, en altta da düz ve taşınabilir bir zemin olması açısından cam bulunmaktadır. Plaketin kağıt arasındaki yeri dikkatli bir şekilde ayarlanır ve kağıtların 4. köşesi de bant ile birbirine yapıştırılır. Opsiyonel olarak plaket 2 cam yüzey arasına yerleştirilirse düz ve taşınabilir bir zemin sağlanmış olur.

7. plaketin florasan ışık altında pozlandırılması. Bu sayede aydinger kağıdından ışık gören yüzeyler pozlanacak diğer yüzeyler, yani devre yolları ise özelliğini kaybetmeyecektir. Pozlandırma süresi doğrudan ışık kaynağının gücüne ve plakete olan uzaklığına bağlıdır. 50-60W’lık bir ışık kaynağı ile 15-20cm mesafeden yapılacak pozlandırma işlemi yaklaşık 5 dakika sürmelidir. Bunun altı ve üstü sürelerde oluşacak durumlar bir sonraki aşamada kendini gösterecektir.

8. Işık altında pozlanan yüzeylerin bazik bir çözelti içinde eritilmesi bir sonraki adımı oluşturur. Bazik çözelti olarak 1 litre su içinde 10g NaOH karışımı kullanılacaktır. Çözeltinin derişimi önemlidir. Aşırı ölçüde NaOH kullanılırsa plaket positive 20 sıkılmadan önceki ilk durumuna dönebilir. Bu yüzden 1 litre suyun içine azdan çoğa doğru NaOH tanececikleri atılması daha kontrollü bir harekettir. Çözelti hazırlandıktan sonra pozlandırılmış plaket çözeltinin içine atılır. Pozlandırma süresi:

1. Doğru ayarlanmışsa : 1-2 dakika içinde, pozlandırma işlemi sırasında ışık gören yüzeylerin rengi açılır ve devre yolları belirginleşir. (Bu, positive 20′nin rengi açılan yüzeyleri terkettiği manasına gelir.)
2. Kısa ise : Işık gören yüzeylerin rengi fazla değişmez. Devre yolları belirginleşmez. Bu durumda plaket çözeltiden çıkarılır, bol su ile yıkanır ve iyice kurutulur. Aydinger kağıdı, ilk pozlandırma işleminde yerleştirildiği şekilde plaket üstüne yerleştirildikten sonra bir süre daha pozlandırma yapılmalıdır.
3. Uzun ise : Işık gören yüzeylerin rengi açılır. Buna ek olarak ışık görmeyen yani devre yollarını oluşturan kısımlarda da renk açılması olur. Yollarda kesintiler olabilir, hatta bazı yollar tamamen kaybolabilir. Bu durumda plaket aseton ile iyice positive 20 den arındırılıp su ile temizlendikten sonra positve 20 sıkılması işlemi baştan yapılmalıdır.

Notlar: Görüldüğü gibi bu adımdaki işlemler iki ayrı değişkene bağlıdır. 1) NaOH çözeltisinin derişimi, 2) Pozlandırma süresi. Birkaç denemeden
sonra bu iki değişken arasında uygun bir denge noktası yakalanacaktır.

9. NaOH çözeltisinden çıkartılan plaket su ile yıkanır ve kurutulur.Artık karanlık odada yapılması gereken işlemler bitmiştir. Devre yolları üstünde son kontroller yapılır. Kopuk yada incelmiş yollar var ise Permanent (Edding) baskı devre kalemi ile üzerinden geçilir.
10. Herşey kontrol edildikten sonra, sıra plaketin aside atılıp positive 20 kaplanmayan bölümlerin eritilmesine gelmiştir. Bu işlem için iki yol vardır.

1. 50 °C de doygun FeCl3 çözeltisi. (Erime süresi 20-30 dakikadır.)
2. Oda sıcaklığında %30′luk HCl Çözeltisi + Hızlandırıcı olarak Hidrojen Peroksit (Erime süresi 5-10 dakikadır. İşlemin hızlanması için Hidrojen Peroksit miktarı arttırılabilir.)

3. 3 ölçek tuz ruhu + 1 ölçek Perhidrol (Oksijenli Su/Hidrojen Peroksit)” karışımını söyleyebilirim. Benim tavsiyem, tehlikesiz olması açısından ilk denemelerde FeCl3 karışımının kullanılmasıdır. Bu karışının insan tenine temasında herhangi bir sakınca yoktur. Ancak 2. karışım kesinlikle insan tenine temas etmemelidir. HCl çözeltisi kullanıldığında güvenlik için mutlaka önlük giyilmeli ve eldiven takılmalıdır. Çözeltiler plastic bir kap içinde hazırlanmalıdır. Daha sonra plaket çözeltinin içine atılabilir. Erimenin gerçekleşebilmesi için bakır yüzey üstüne her zaman temiz çözelti gelmelidir. Bu yüzden 1-2 dakika aralıklarla çözelti koyulan kabın hafifçe sallanması gerekmektedir.Eritme süreleri için yaklaşık değerler verilmiştir. Kuşkusuz bu süreler çözeltilerin derişimiyle orantılıdır. Devreyi gözleyerek erimenin ne kadar süreceği belirlenir. Eritme tamamlandığında plaket bol su ile yıkanır ve asitten arındırılır.

11. Eritme işlemi sona erdiğinde devre şeması haricindeki tüm bakır alanlar erimiş olmalıdır. Devre yolları koyu mavi renkte görünecektir. Bakır bu mavi katmanın altındadır. Bakır üstündeki bu mavilikleri kaldırmak için devre dikey bir şekilde tutularak üst kısımdan aşağıya doğru yatay hareketlerle aseton sıkılır. Aseton bu şekilde sıkılmaz ise plaket üstünde aseton birikebilir. Bu, devrenin çalışmasına bir engel teşkil etmez ancak göze hoş gelmeyen mavi bir leke oluşturur.

12. Son olarak devre tekrardan bol su ile yıkanır ve kurutulur. Devre artık delinmeye ve devre elemanlarının montajına hazırdır

kaynak: eproje.com “hakan han”

Osilaskop kullanımına ait bilgiler

Elektriksel işaretlerin ölçülüp değerlendirilmesinde kullanılan aletler içinde en geniş ölçüm olanaklarına sahip olan osiloskop, işaretin dalga şeklinin, frekansının ve genliğinin aynı anda belirlenebilmesini sağlar.

Hameg HM103 osilaskop 

resim 

Çalışması, hareket halindeki elektronların yörüngelerinin bir elektrik alan içerisinden geçerken sapmaları temel prensibine dayanır. Katod ışın tüpündeki saptırma plakaları adı verilen düzlemsel levhalara uygun potansiyellerde gerilimler uygulanarak oluşturulan elektrik alanlar, plakalar arasından geçen elektronları (elektron demetini) saptırarak fosfor ekrana çarptığı noktanın yerini değiştirir. Bu noktanın konumu saptırma plakalarına uygulanan gerilimin ani değeri ve dalga şekline bağlı olarak değişecek ve ekranda ışıklı bir çizgi oluşacaktır.

Osiloskop devreye daima paralel bağlanır. Çok yüksek olan iç direnci nedeniyle seri bağlanması halinde ölçüm yapılmak istenen devreden akım akmasını engelleyecektir. Akım dalga şekillerini incelemek için akımın aktığı devreye küçük değerli bir direnç (ölçüm direnci, şönt direnç) seri bağlanarak uçlarında düşen gerilimin dalga şekli incelenir. Bir omik dirençte içinden akan akım ve uçlarında düşen gerilimin dalga şekilleri ve fazlarının aynı oldukları göz önüne alınarak ve ohm kanunu gereği V=I.R bağıntısı da göz önünde tutularak akım incelenir. Dikkat edilmesi gereken nokta, kullanılan direncin değerinin devre akımını çok fazla sınırlamayacak kadar küçük seçilmesi (genellikle akıma bağlı olarak 10 ile 200 miliohm arası) ve gücünün bu akıma dayanabilecek kadar büyük olmasıdır.

Osiloskop çalıştırıldıktan sonra bir kaç dakika ısınması beklenir. Bu esnada timebase komütatorünün ortalarda bir konumda (örneğin 5mS/div) olması iyi olur. Eğer bu sürenin sonunda ekranda ışıklı çizgi belirmediyse;

Intens. ve Focus 

resim

Parlaklık (Intensity) potansiyometresi yeterince açık değildir. Saat yönüne tam turunun 3/4 ü kadar çevrilmelidir. Çizgi belirdikten sonra parlaklık yine bu düğme yardımı ile istenilen şekilde ayarlanabilir. Hala çizgi belirmediyse;Xpos ve Ypos düğmeleri ile oynanarak çizgi ekran üzerine düşürülmeye çalışılır. Sonuç olumsuzsa;AT/NORM TRIGGER anahtarı AT konumuna getirilir ve yukarıdaki işlemler tekrarlanır.

Xpos, Ypos ve AT/NORM 

resim

Işıklı çizginin parlaklığı ayarlandıktan sonra gerekiyorsa netliği de FOCUS düğmesi yardımıyla sağlanır.

X1,X10 ve Kompanzasyon ayar vidası 

resim resim

Işıklı çizgi ekranda belirdikten sonra Y INPUT girişine (osiloskop çok kanallı ise Y1 girişine) bir prob takılır. Günümüzde bütün problarda BNC tipi konnektörler (fişler) kullanılmaktadır. Bu fişler yerlerine oturtulduktan sonra dış taraflarındaki hareketli kısım saat yönünde bir miktar çevrilerek kilitlenir. Problar X1, X10 ve X100 olmak üzere birkaç çeşittir. Bir prob üzerindeki bir anahtar yardımı ile hem X1 hem de X10 özelliği gösterebilir. X1 tipi problarda ölçülen işaret olduğu gibi osiloskoba uygulanır. X10 ve X100 tipleri ise sırasıyla işareti 10 ve 100 kez zayıflatıp osiloskoba gönderir. X10 veya X100 tipi bir prob kullanılmadan önce aşağıdaki şekilde kompanze edilmelidir.

Prob, osiloskop üzerindeki kare dalga üretecine bağlanır ve üzerindeki ayar vidası, ekranda köşeleri düzgün bir kare dalga görülene kadar çevrilir. Bu işlemden sonra hatasız bir ölçüm yapmak mümkündür. X1 tipi probların bu işleme ihtiyacı yoktur.

Ayarsız 
resim

Ayarsız 
resim

Ayarlı 
resim

Osiloskopla Gerilim Ölçülmesi

Ekrandaki işaretin genliği Y (düşey) ekseninde ölçülür. Genlik, ilk önce ekran üzerindeki kareler cinsinden belirlenir. Daha sonra VOLTS/DIV giriş zayıflatıcısı komütatörünün üzerindeki işaretin gösterdiği değer ile kare sayısı çarpılarak gerilimin gerçek değeri belirlenir. Bu esnada eğer varsa kesintisiz genlik ayar düğmesi “cal” konumunda veya saat istikametinin tersi yönünde en sona kadar çevrilmiş olmalıdır. Eğer zayıflatıcılı ( X10 veya X100) bir prob kullanılıyorsa zayıflatma katsayısı da hesaba katılmalıdır. Osiloskobun hassasiyeti VOLTS/DIV komutatörünü saat yönünde çevirerek arttırılır.

Komutatörler 

resim

Osiloskopla Frekans Ölçülmesi

Modern osiloskoplarda frekans yerine periyod ölçülmektedir. Periyod ölçümleri X (yatay) ekseninde yapılır. Dalga şeklinin bir periyodunun X ekseni yönündeki uzunluğu kareler sayılarak belirlenir. Daha sonra TIMEBASE komutatörünün gösterdiği değer (S/div, mS/div ya da m S/div) ile kare sayısı çarpılarak işaretin periyodu belirlenir. Eğer varsa kesintisiz TIMEBASE ayar düğmesi “cal” konumunda veya saat istikametinin tersi yönünde en sona kadar çevrilmiş olmalıdır. Kullanılan prob (X1, X10 veya X100) zaman ölçümlerini etkilemez.

Kullanılan fotoğraflar tek bir osiloskoba ait olmasına rağmen sözü edilen düğme,anahtar ve problar bütün marka ve model osiloskoplar için geçerlidir

www.elk.itu.edu.tr‘den alıntıdır..

Return top
 

Bad Behavior has blocked 21846 access attempts in the last 7 days.